STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

"Israrla" Takip

Güncelleme Tarihi 11.08.2017

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, son iki yıl içerisinde 242 erkeğin vakfı arayarak, eşinin, kızının ya da tanıdığı bir kadının nerede olduğunu sorduğunu ve bu erkeklerin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı sığınaklar tarafından yönlendirildiğini belirtti.

Haber fotoğrafıMor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'nın konuyla ilgili yayınladığı yazı şöyle:

2015 Mart – 2017 Temmuz tarihleri aralığında 242 kişi sevgilisinin, karısının, kızının ve/veya tanıdığı bir kadının nerede olduğunu, sığınakta kalıp kalmadığını, hangi kurumda kaldığını Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na sordu.

Telefon ve mail üzerinden veya bizzat dayanışma merkezine gelerek kadınları arayanların çoğunluğu söz konusu olan kadınlarla yakınlığı olan erkeklerdi. Bunun haricinde polis, mahkeme, siyasi parti teşkilatlarından yetkililer, öğretmen, avukat gibi çeşitli kurum çalışanları da bu bilgiye erişmek isteyenler arasındaydı.

Kadınlar, şiddet gördükleri kişilerden uzaklaşmak, can güvenliklerini sağlamak ve şiddetsiz bir ortamda yapacaklarını planlayabilmek için sığınağa gitmektedir. Ancak kadınların nerede olduğunu sorgulayanların pek çoğu kadının kararını ve durumunu hiçe sayarak şiddet ortamına geri döndürmeye çalışmaktadır. Bunu yaparken çoğunlukla kadının kendisi, güvenliği ve ihtiyaçları geri plana atılarak “anne”, “eş”, “evlat” olduğu için geri döndürülmek istenmektedir.

Mor Çatı Dayanışma Merkezi’ni arayarak, yakını olduğunu belirttiği kadınla ilgili bilgi almak isteyen kişilerin çeşitli/ ısrarlı yaklaşımları oldu. Bir kısmı, aradığı kadının zaten bir sığınakta olduğunu bildiğini fakat hangi sığınakta olduğunu öğrenmek istediğini söyledi. Bu bilgiyi öğrenebilmek adına “aramızda hiç problem yoktu”, “ben şiddet uygulamadım”, “çocukları perişan oldu”, “karımın/kızımın psikolojik sorunları var, o sebeple gitti” gibi bahaneler ya da “çocuklar aç kaldı, perişan oldu, hastalandı”, “annesi/babası hastalandı” gibi kadınların üzerinde duygusal baskı kurmayı ve suçluluk hissi yaratmayı amaçlayan ifadelerle ısrarcı oldular. Kimi zaman tehdit ve ithamlar yoluyla ısrarlarını sürdürenler de oldu: “sizi savcılığa şikayet edeceğim”, “siz yuva yıkanlarsınız” gibi ifadeler bu tehdit ve ithamlardan bazılarıydı. Bir kısmı ise aradığı kadının bir sığınağa gittiğini, karakoldan ya da ilgili kurumlarda çalışan yakınlarından veya tanıdıklarından öğrendiklerini söyleyerek hangi sığınakta olduğunu tespit etmeyi amaçlıyordu.

Türkiye’deki sığınakların çoğunun bağlı olduğu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına yapılan başvurularda kadınların sığınağa gidip gitmediğine dair bilgi paylaşılmaktadır. Ancak kadın bir sığınaktaysa hangi sığınakta olduğu söylenmemektedir. Ancak ASPB kadının sığınakta olmadığı bilgisini bu kişilerle paylaştığında bağımsız sığınağı olan tek kadın örgütü Mor Çatı olduğundan seçenek olarak Mor Çatı’yı arayanlar bu bilgiyi kullanarak baskıcı davranabilmektedir. Kimi durumlarda da ASPB çalışanları, kolluk kuvvetleri gibi kamu çalışanları “Mor Çatı’ya sorun”, “vakıf var; bir de oraya sorun” diyerek Mor Çatı’ya yönlendirmektedir.

Mor Çatı, 27 yıldır ev içi şiddet ve yakın ilişkilerde şiddet üzerine çalışan bir vakıftır. Uzun yıllardır bağımsız olarak bir sığınak çalışması yürütmesi ve bilinirliğinin zaman içerisinde artması bazı yanlış anlaşılmalara da neden olabilmektedir: her sığınağın Mor Çatı sığınağı olduğu sanısı gibi. Kadınların nerde olduğunu soranların bir kısmı herhangi bir sığınağa ulaşmak, telefonla bağlanmak için, aradıkları kadına bir haber, eşya iletmek ya da ondan haber almak için merkezi bir sistemden sığınakların Mor Çatı’ya bağlı olduğunu düşünerek arayabilmektedir.

Sığınakların adres, telefon bilgileri ile sığınakta çalışan ve destek alan kişilerin bilgilerinin Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik gereği gizli tutulması gerekir: “h) Kanuni hükümler saklı kalmak kaydıyla, konukevinin adresi, telefon numarası, kadınların, çocukların ve konukevi çalışanlarının kişisel bilgilerinin gizli tutulması esastır. Bütün ilgililer bu gizliliğin korunmasından sorumludur.” Bu bilgileri öğrenmeye çalışmak ve paylaşmak yönetmeliğin ihlali anlamına gelmektedir. Bilgileri paylaşılan kişilerin can güvenliği tehlikeye atılmaktadır.

Bir kadın şiddete maruz kaldığında güvenliğini sağlayabilmek ve destek alabilmek için çocuklarıyla birlikte ya da çocuklarını almadan bir sığınağa gidebilir. Sığınağa giden bir kadınla kendisi istemediği sürece dışarıdan bir müdahale ile iletişime geçilemez, bu kişinin adresi öğrenilemez. Kişiler sığınakta ziyaret edilemez. Telefon, mail ya da kurum ziyaretleri ile sözlü olarak bu bilgiler alınamaz. Kurum görevlileri bu bilgileri sözlü olarak, “yardımcı olmak için”, “işi kolaylaştırmak için”, “acıdığı için”, “iyilik olsun diye” paylaşamaz, sığınakta kalan kadın ve çocuklarla onları arayan kişileri görüştüremez.

Kaynak

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.