TechSoupTR
Arama
Birlikte
Destek Noktası
Video Köşesi
Facebook Twitter Linkedin Instagram Youtube

Hak Temelli Yaklaşım Nedir?

Güncelleme Tarihi 09.03.2020
 
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 10 Aralık 1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bi̇ldi̇rgesi̇ bugün 71 yaşında...

Biz de 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle, geçtiğimiz Mayıs ayında insan hakları savunucusu Feray Salman’ın katılımıyla düzenlediğimiz “Hak Temelli Yaklaşım Webinarı”nda konuştuğumuz başlıkları sizin için derledik.  

Fotoğraf:  Eleanor Roosvelt- 1949- UN Photo

Sivil toplum örgütleri çalışmalarını farklı yaklaşımlarla yürütebiliyorlar.  Hak temelli, ihtiyaç temelli ya da hayırseverlik odaklı...

Yardım ya da ihtiyaç temelli yaklaşımda ötekileştirilmiş, dezavantajlı birey ve grupları karşılaştıkları sorunlardan acilen kurtarmak için yardım etmek ya da ek kaynaklar sağlamak hedefleniyor.

Hak temelli yaklaşım ise bunlardan farklı bir yerde duruyor. 

Peki, hak temelli yaklaşımı diğerlerinden ayıran nedir?

Kişileri “hak sahibi”, devleti ve devlet dışı birtakım aktörleri ise bu hakları sağlamada “görev sahibi” olarak tanımlayan hak temelli yaklaşım, uluslararası hukuktan dayanak alır ve hak sahipleri ile görev sahipleri arasındaki ilişkiyi düzenleyerek insan haklarını gerçekleştirmeyi amaçlar. Bunu yaparken görev sahiplerini kendi yükümlülüklerini yerine getirmeleri için sorumlu tutmayı, hak sahiplerini ise hak talebinde bulunmaları için güçlendirmeyi esas alır. 

Birleşmiş Milletlerin kullandığı tanımlamaya göre “insan hakları temelli yaklaşım” ilkesel olarak uluslararası insan hakları standartlarını temel alan ve uygulamada insan haklarının desteklenmesi ve korunmasını hedefleyen bir kavramsal çerçevedir. 

Bu çerçeveye göre insan hakları temelli yaklaşımda insani kalkınma ile ilgili olabilecek tüm planlar, programlar ve süreçler, uluslararası hukukta yer alan haklar ve bunlara karşılık gelen yükümlülükler sistemini esas almalıdır.

Hak temelli yaklaşım, toplum içindeki tüm farklı grupların, politikaların oluşturulma sürecine katılımını temel alırken aynı zamanda eylemde bulunma yükümlülüğü olanların da hesap verebilirliğini sağlar. 

Peki, hak temelli yaklaşım nelere odaklanır? 

  • Dışlanmış, marjinalleştirilmiş kesimlere dikkat çeker

İnsan hakları temelli yaklaşım, özellikle ötekileştirilmiş, dışlanan ve marjinaleştirilmiş ve haklarının ihlal edilmesi riskiyle karşı karşıya olan grupların haklarının güvence altına alınmasına odaklanır. 

  • Katılımı genişletir ve derinleştirir

İnsan hakları temelli yaklaşım, ihtiyaç duyulan politika veya yasal çerçevenin katılımcı bir yolla geliştirilmesine yardımcı olur ve ulusal ve yerel düzeyde katılımcı ve demokratik süreçlerin oluşturulmasını güvence altına alır.  Bireylerin malların ve hizmetlerin pasif alıcıları olarak değil, kilit aktörleri olarak değerlendirildiği yaklaşımda, katılım hem araç hem de amaçtır. 

  • Bütüncül perspektif sunar

İnsan hakları temelli yaklaşımda kurumlar arasındaki ilişkiyi belirleyen toplumsal, siyasi ve hukuki çerçeve ile bunların sonucunda ortaya çıkan talepler, yükümlülükler ve sorumluluklar bir bütün olarak göz önünde bulundurulur. İnsan hakları temelli yaklaşım çok boyutlu sorunlara bütüncül cevaplar arar ve probleme neden olan durumu değiştirmeye çalışır. 

  • Adil hizmet sunumu için çalışır

İnsan haklarını en temele yerleştiren yaklaşımda yoksulluk, adaletsizlik, çatışma ve marjinalleştirme gibi insan onuruna ve iyilik haline zarar veren meselelerle mücadele edilirken aynı zamanda tüm insanlar için insan haklarının ne şekilde gerçekleştirileceğine dikkat çekilir. Hak temelli yaklaşımda stratejiler güçsüzleştirmeye değil, güçlendirmeye yöneliktir. 

  • Tüm aktörlerin hesap verebilirliğini güçlendirir

İnsan hakları temelli yaklaşım politikaların, mevzuatın ve bütçelerin ilişkili oldukları insan hakları -ne yapılmalı, standart ne olmalı, kim sorumlu- üzerinden tanımlanmasına yardımcı olur ve gerekli kapasitenin sağlanmasını güvence altına alır. 

Bu yaklaşım politikaların geliştirilmesi sürecini daha şeffaf hale getirir ve hakların ihlal edilmesi durumunda ise gerekli hukuki sürecin işletilmesini sağlayarak, insanları ve toplumu sorumlu olanlardan hesap sorabilir hale getirerek güçlendirir.

* Bu yazı STGM Destek Noktası tarafından 30 Mayıs 2019 tarihinde insan hakları savunucusu Feray Salman’ın katılımıyla  düzenlenen “Hak Temelli Yaklaşım Webinarı”ndan ve “Kalkınmada İşbirliğine İnsan Haklarına Dayalı Yaklaşım: BM Kuruluşları Arasında Ortak Bir Anlayışa Doğru” metninden yararlanarak hazırlanmıştır.

Paylaş
Bu web sitesi Avrupa Birliğinin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği'nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.