Birlikte
STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Erken Yaşta Evlilik Romanlara Özgü Değil

Güncelleme Tarihi 31.01.2019

Üç yıl önce kamuoyunun tepkisiyle karşılaşan ve geri çekilen erken evliliklere ve cinsel istismar faillerine af getiren yasa düzenlemesi için hazırladığımız yazı dizisinin ikinci ve son gününde sözü Roman yurttaşlarla çalışan örgütlere bıraktık.  

Zira ana akım medya cinsel istismar ve tecavüz sanıklarına af niteliğindeki yasal düzenlemeyi “mağduriyetlerin giderilmesi” üzerinden sunarken yasa talebinin adresi olarak ise Roman aileler gösteriliyor.

Kadın örgütleri yasaya “erken evliliklerin ve cinsel istismar olaylarının önünü açacağı” gerekçesiyle karşı çıkarken, Roman hakları alanında çalışan dernekler de yasanın Romanlar üzerinden “kültür” gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu söylüyor.  

Sulukule Gönüllüleri, Tekirdağ Çiflikönü Romanlar Yardımlaşma ve Roman Toplumu Gençlik Dernekleri erken yaşta evliliklerin başta eğitim ve maddi yoksunluk olmak üzere çeşitli nedenleri olduğunu söylerken, erken yaşta evliliklerin roman yurttaşlara özgü olmadığının altını çiziyor.

“En temel sebep ekonomik yoksunluk”

Roman yurttaşların yoğunluklu olarak yaşadığı Sulukule’de uzun yıllardır çalışma yürüten Sulukule Gönüllüleri Derneği’nden Aytül Özcan; erken evliliklerin kalabalık aile, ekonomik yoksunluk, eğitim sürecine dahil olamama gibi pek çok farklı nedenden kaynaklanabildiğini söylerken, toplumun farklı kesimlerinde ve farklı yoğunluklarda bu sorunla karşılaşıldığını hatırlattı. Özcan, af düzenlemesinin de romanlarla ilişkilendirilmesinin gerçekçi olmadığını da söyledi.

Çiftlikönü Romanlar Yardımlaşma Derneği de benzer şekilde erken yaşta evliliklerin roman kültürü olmadığını söylerken, erken evliliklerde en önemli sebebin ekonomik sıkıntılar olduğunu aktardı. Romanların kısır döngü haline gelen maddi sıkıntılarının ebeveynleri erken evliliğe ittiğini söyleyen Dernek, çocukların evden ayrılmasına ise maddi rahatlama olarak bakıldığını belirtti.

“Erken evlilikle mücadele rafa kalktı”

2016 yılında kabul edilen “Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi” hakkında da konuştuğumuz dernekler, belgede yer alan erken evliliklerle mücadele başlığında herhangi bir çalışma yapılmadığını söyledi. 

Aytül Özcan “Herhangi bir devlet organının bu konu ile ilgili görüşme talebi olmadı.” derken eylem planının hazırlandığı dönemde belge için sosyal arabuluculuk görevi yaptığını söyleyen Roman Toplumu Gençlik Derneği Başkanı Emin Karameşe ise konuyla ilgili herhangi bir kampanyanın yürütülmediğini ve eylem planının ise rafa kaldırıldığını söylüyor.

“Çocukları koruyan yasalar lazım”

Cinsel istismar ve tecavüz sanıklarına af niteliğindeki yasal düzenleme özellikle "parçalanmış aileleri kurtarma" şeklinde sunulurken, Çiftlikönü Romanlar Yardımlaşma Derneği çocukları koruyan yasaların çıkarılması gerektiğine vurgu yapıyor. Bir defaya mahsus çıkarılacağı söylenen yasanın erken evlilikleri yaygınlaştıracağını da söyleyen Dernek, “Bu yasa bir kere çıksa bile sürekliliği olacak şeklinde algılanabilir” diye konuşuyor.

“Erken evliliklerde birçok fail var”

Erken yaşta zorla evliliklerde durum sadece eylemi yapan fail üzerinden algılansa da bu zorla evliliklerde ebeveynler dahil olmak üzere birçok fail var. Aytül Özcan ailelerin bu evliliklerde sorumlu olduğunu ve cezalandırılması gerektiğini hatırlatarak şöyle konuşuyor:

“Zorla evlendirilme durumlarının yanında, kalabalık aileler ve ekonomik yoksunluğun yan yana gelmesi, aileden bir kişinin eksilmesi dahi istenir hale gelmektedir. Bu durum çocukların erken yaşta evliliğe teşvik edilmesi, evliliğin gerçekleştirilmesi için ekstra çaba sarf edilmesi sonuçlarını doğurmaktadır. Bu ortamı hazırlayan kişiler aileden veya  üçüncü kişiler olabilmektedir. Bu kişilerin, suç teşkil eden eylemin ceza hukuku anlamında doğrudan faili olmasalar dahi suça konu eylemin gerçekleştirilmesine yardımcı oldukları ve cezalandırılması yoluna gidilmesi gerekliliği açıktır.

“Çocukları Korumak Hepimizin Sorumluluğunda”

İki günlük yazı dizimizde Avrupa Birliği tarafından desteklenen BİRLİKTE: Yerel STÖ’ler için Kurumsal Destek Programı faydalanıcısı beş örgütle erken yaşta evliliklere dair çıkarılması beklenen yasa tasarısına dair konuştuk.

Toplumun önemli bir kesiminde tepkiyle karşılanan yasa tasarısı için daha çok ses çıkarmaya ihtiyaç duyarken, bu yazı dizisini Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin  18 yaşının altındaki her insan çocuk olduğunu söyleyen maddesini ve  İstanbul Sözleşmesi’nin “Taraf devletler kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı önyargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesine yardımcı olacak önlemleri alacaklardır” diyen maddesini hatırlatarak bitiriyoruz.

İlk günün yazısı için lütfen tıklayınız. 

 

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.