Birlikte
STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Cinsel İstismara Çözüm: Adalet, Koruma ve Rehabilitasyon

Güncelleme Tarihi 18.07.2018

Hükümet, çocuğa yönelik cinsel istismar ve şiddet suçlarını önlemek için çözümü idam ya da kimyasal hadımda bulurken sorunla gerçekçi mücadelenin hak temelli ve bütüncül bir çocuk koruma politikasıyla gerçekleşeceğini savunan "Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı"nın başlattığı imza kampanyası sürüyor. Kampanyanın hedefi 300 bin imza olurken, şu ana kadar 250 bini aşkın imzacı ağın metnini imzaladı.  

“Çok geç olmadan çocukları şiddetten korumak için beraber harekete geçelim” çağrısını yapan Ağ, çözüm önerilerini sıraladığı metinde “Sağduyulu çözümler üreterek çocukları koruyalım şiddeti önleyelim” diyor.

79 üye sivil toplum kuruluşunun önerisinin yer aldığı imza metninde gerçek çözüm için apılması gerekenler sıralandı. İmza metninde güçlü bir sosyal hizmetler ağı üzerine inşa edilmiş çocuk koruma ve adalet sisteminin çözüm için öncelikli olduğu belirtilirken, halihazırdaki cezai adalet sisteminin ise caydırıcıktan uzak olduğu vurgulandı. Çocukların önleyici bir sistemlerle korunabileceğini söyleyen kuruluşlar, önleyici hizmetlere öncelik verilmesini talep etti. Metinde çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi için Ulusal Eylem Plan'nın acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen kuruluşlar planın izlenmesinde STK’lara veya konuyla ilgili çalışan ağlara da sorumluluk verilmesi ve  uygulamada şeffaflık sağlanması gerektiğini de söylediler.  Çocuklar için, sadece çocuklara yönelik bir şikayet hattının açılması gerektiğinin de söylendiği metinde, cinsel sömürü ve istismar mağduru çocuklar için özel rehabilitasyon hizmetlerinin arttırılması ve çeşitlendirilmesi gerektiği de vurgulandı.

İmza kampanyasında, “Gerçek çözüm için yapılması gerekenler” şöyle sıralandı:

  • Çocukları ancak güçlü bir sosyal hizmetler ağı üzerine inşa edilmiş çocuk koruma ve adalet sistemi ile koruyabiliriz. Devletin de BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi ile, önleyici bir sistem kurarak çocukları ihmal ve istismardan korumayı taahhüt etmiş olduğunu hatırlatmak isteriz.
  • Ceza adalet sistemi; yargılamaların çok uzun sürmesi, takdiri indirim sebeplerinin uygulanma biçimi, yetersiz delil toplanması gibi sebeplerle sanıklar için caydırıcı olmaktan uzaklaşmaktadır. Ceza adalet sisteminin amaca uygun işlemesi için eksikliklerin sebebinin araştırılmasını, bunları gidermek için gerekli yasal ve idari düzenlemelerin acilen yapılmasını talep ediyoruz.
  • Biliyoruz ki, çocukların ihmal veya istismar edilmesinden önce riskleri fark edip bunları ortadan kaldırmaya yönelik sistemler gerçek bir koruma sağlayabilirler. Bu nedenle, bütün önceliğin önleyici hizmetlere verilmesini talep ediyoruz.
  • Erken uyarı sisteminin kurulmasını, çocuklarla çalışanların riski fark etme ve bildirme yükümlülüklerinin düzenlenmesini, bildirimi alacak etkili bir müdahale biriminin kurulmasını, travma mağdurları için tedavi hizmetlerinin güçlendirilmesini ve yaygınlaştırılmasını talep ediyoruz.
  • Mecliste, daimi bir çocuk komisyonu kurulmalı, hatta bakanlık olmalıdır. Bütün partilerin de, bu konuya özgü çalışma grupları ve politikaları olmalıdır.
  • Çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi için Ulusal Eylem Planı ivedilikle yayımlanmalı ve hayata geçirilmelidir. Planın izlenmesinde STK’lara veya konuyla ilgili çalışan ağlara da sorumluluk verilerek uygulamada şeffaflık sağlanmalıdır.
  • Sadece çocuklar için, çocuklara yönelik bir şikayet hattının açılması gerekmektedir. Ayrıca çocuklarla ilgili bilgilerin gizliliğinin mutlaka sağlanması gerekmektedir.
  • ASPB nezdinde çocuklara 7/24 acil hizmet verebilecek çocuk koruma birimleri yapılandırılmalıdır.
  • Önleyici tedbirler: Erken çocukluk döneminden başlayarak çocuklar için, anne-babalar için, çocuklara bakım ve eğitim hizmeti verenler için ve çocuklarla çalışan profesyoneller için bilgilendirme kampanyaları ilgili bakanlıklar ile STK’ların ortaklığında yapılmalı.
  • Milli Eğitim Bakanlığı tarafından toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsel ve üreme sağlığı eğitimi müfredata aktarılmalıdır.
  • Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesine yönelik kanıtlara dayalı uygulamalar geliştirmek için politika kararlarını almamızı sağlamak amacıyla vaka ve yaygınlık oranları zaman içindeki eğilimleri, olguların coğrafi dağılımı ve risk faktörlerini belirleyici epidemiyolojik araştırmalar yapılmalıdır.
  • Koruyucu Tedbirler: Çocuğun mağdur ve suç tanığı olduğu unutulmamalı, acilen koruma hizmetleri verilmeli! Gerekli hizmetler çocuklara ilk yardım, ara tedavi ve uzun süreli rehabilitasyon hizmetine kadar gidecek süreçte ilgili uzmanlardan oluşmuş bir ekip ile Çocuk İzlem Merkezlerinde ve üniversitelerin Çocuk Koruma Birimlerinde gerçekleştirilmelidir.
  • Kovuşturma: Çocuğun mağdur ve suç tanığı olduğu unutulmamalı! Çocuğun ifadesi tek seferde Çocuk İzlem Merkezlerinde ve üniversitelerin Çocuk Koruma Birimlerinde gerçekleştirilmeli, çocuğun ifadesinin tekrar tekrar farklı dava süreçlerinde alınmasından kaçınılmalıdır..
  • Çocuğa cinsel sömürü ve istismar yapan suçlunun cezalandırılması çocuğa verdiği zarar, hukukta orantılılık ve birey olarak çocuğun ve bir grup olarak çocukların yüksek yararı gözetilerek, cezasızlığa yer vermeyecek şekilde yapılmalıdır.
  • Rehabilitasyon: Cinsel sömürü ve istismara maruz bırakılan çocuklar için koruma sistemine girer girmez başlayan tedavi ve terapi çalışmaları ile çocuk iyileşebilir, bu nedenle güvenlik ve adli hizmetlere ayrılan bütçe gibi rehabilitasyon hizmetleri için ayrı ve ilgili dava sayıları göz önüne alınarak yeterli bütçe ayrılmalı, Cinsel sömürü ve istismar mağduru çocuklar için özel rehabilitasyon hizmetleri arttırılmalı, çeşitlenmeli ve çocukların hizmet kurumlarından kaçmasını ya da uzaklaşmasını önlemek için çocukların katılımıyla planlanıp uygulanmalıdır.

Kampanyaya katılmak için lütfen tıklayınız. 

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.