STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Caretta carettalar için 'insanlık' nöbeti

Güncelleme Tarihi 23.08.2017

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı küçük tatil beldesi Çıralı’nın üç görünmez kahramanı var. Muhtar Habip Altınkaya, emekli öğretmen İsmail Tunalı ve doğma büyüme Çıralı yerlisi Bayram Kütle. Üç gönüllü, 20 yıldır gece sahili ziyaret eden dişi Caretta caretta’ların izlerini takip edip sonra kabuğundan çıkan yavruları zorlu bir yolculuğa hazırlıyor. Hayatlarını deniz kaplumbağalarına adamış bu üçlüyü, 2000 yılında Çıralı’ya dev bir golf sahası yapılması projesi birleştirmiş.

Haber fotoğrafı

"Caretta carettalar için 'insanlık' nöbeti" başlığı ile T24'te yer alan haberin tamamı şöyle:

“Yuva sayımız şu an sadece 70; sahilin bilinçsiz kullanımı Caretta caretta’lar için en ciddi tehlike"

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı küçük tatil beldesi Çıralı’nın üç görünmez kahramanı var. Muhtar Habip Altınkaya, emekli öğretmen İsmail Tunalı ve doğma büyüme Çıralı yerlisi Bayram Kütle. Üç gönüllü, 20 yıldır gece sahili ziyaret eden dişi Caretta caretta’ların izlerini takip edip sonra kabuğundan çıkan yavruları zorlu bir yolculuğa hazırlıyor. Hayatlarını deniz kaplumbağalarına adamış bu üçlüyü, 2000 yılında Çıralı’ya dev bir golf sahası yapılması projesi birleştirmiş.

Çıralı, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Caretta caretta kaplumbağalarının önemli yumurtlama noktalarından biri.

Hürriyet'te yer alan habere göre; senede ortalama 150 yuvaya ev sahipliği yapan sahilde bu yıl ise durum farklı. Çıralı’da her yıl sahildeki Caretta caretta yuvalarının belirlenmesi, koruma altına alınması ve yuvadan çıkıp denizle buluşan yavruların kayda alınması yönünde çalışmalar yürüten Bayram Kütle (62) anlatıyor:

Yuva sayısı 70'e düştü
“Yuva sayımız şu an sadece 70. Sahilin bilinçsiz kullanımı Caretta caretta’lar için en ciddi tehlike. Sahilde ateş yakılıp müzikli eğlenceler düzenleniyor. Ateş yakarsanız, yavrular o ışığa doğru yönelecek hayatlarını tehlikeye atacaklar. Eğer güneş battıktan sonra gürültü yaparsanız anneler sahile çıkmaktan kaçınır. Sahilde sabahlayanlar ve çadır kuranlar olduğu sürece kaplumbağalar için huzur yok demektir. Fakat yasaklayarak hiçbir çözüm bulunamaz, bu noktada insanlarımızı bilinçlendirmek önemli, tüm çabamız da bu yönde.”

Her biri torunum gibi
Caretta caretta’ları koruyan gönüllülerden bir diğeri de emekli sınıf öğretmeni İsmail Tunalı. Tüm Çıralı’nın ‘kaplumbağacı hoca’ diye çağırdığı 71 yaşındaki Tunalı, aradan geçen yıllara rağmen her yeni yumurtada heyecanını gizleyemiyor. Kumları aşarak, yavaş adımlarla ilerleyen yavrulara bakan Tunalı, “Her biri torunum gibi” diyerek gülümsüyor. Ona 4 santimetrelik minik kaplumbağaları, neden hızlıca suya götürüp işlerini kolaylaştırmadığımızı sorduğumuzdaysa ciddileşiyor: “Bu taşlı ve kumlu yol aslında hayat gibi, bazen inişli bazen çıkışlı. Biz her zaman yanlarında olamayız, bu engebeli yol, onlar için suya kavuşmadan önce hayata sert bir başlangıç.”

Kaplumbağalar bizi koruyor
Habip Altınkaya (24) ise genç ve dinamik bir muhtar: “Caretta caretta’ları doksanların sonuna doğru korumaya başladık. Çıralı onlara çok şey borçlu ve hatta burada biz deniz kaplumbağalarını koruyor gibi görünsek de aslında onlar bize kol kanat geriyor. Onların koruma altında olması sayesinde Çıralı bu doğal güzelliğini koruyor. Onlara vefa borcumuz var. Buralardaki işletmeci dostlarımız da bunun farkında.”

Sahilde caretta bekleyişi
Saat sabah 05.00 olmasına rağmen Çıralı kumsalında her zaman bir hareketlilik söz konusu oluyor. Tişörtlerinde ‘Deniz Kaplumbağaları Koruma ve Kontrol Görevlisi’ yazan gönüllü üçlüyü gören yerli ve yabancı turistler onların peşlerine takılıyor. Çünkü bu üçlüyü takip ettiklerinde bir mucizeye tanıklık edebilme ihtimalleri olduğunu biliyorlar. Herkes bir Caretta caretta’nın kabuğundan çıkıp kumları ve taşları aşıp güneşe doğru uzunca bir yol kat ettikten sonra suya kavuşmasına şahitlik etmek istiyor. Caretta caretta’ların mucizesine tanıklık etmek pek kolay değil. Gönüllülerin çabalarıyla korunan yuvalar 45 ile 60 gün içinde açılıyor. Çıralı’da takip ettiğimiz üç isim bu süreçte her sabah gün doğmadan kumsalı karış karış ederek hem yeni bırakılan yumurtaları korunaklı hale getiriyor hem de hayata merhaba demeye hazır olan yuvalara adeta bir pusula gibi yol gösterici oluyor. Diğerlerinden zayıf kalan yavruları ise güç toplamaları için kısa süreli birer rehabilitasyona alıyorlar. Gönüllüler, birçok seminere katılmış ve hatta çeşitli üniversitelerden akademisyenler onlara deniz kaplumbağası bakımı hakkında bilgi vermiş. Kaplumbağaların dilinden anladıklarını söyleyen Çıralılar, aynı zamanda bir kaplumbağa hastanesine de ev sahipliği yapmaya gönüllü. Bayram Kütle, “Caretta caretta’ları Tekirova’daki gibi demir tellerin ötesine, insanlardan uzağa hapsetmek istemedik. Bu daha güvenli olabilirdi ama insanlar bu güzelliğe şahitlik edebilmeli ki bilinçlenebilsinler. Bu bizim için iki katı çaba sarf etmek demek, fakat önemi yok; yeter ki kaplumbağalarımız sağ salim denizle buluşsun” diyerek bu durumu açıklıyor.

Neden ısırıyorlar?
Caretta caretta’lar ses ve ışıktan kolay etkilenen çekingen canlılarken son yıllarda göze çarpan bir gerçek de insanları ısırıyor olmaları. Ekolojik Araştırmalar Derneği Başkanı Ali Fuat Canbolat bu durumu şöyle açıkladı: “Isırma vakalarını son 10 yılda duymaya başladık. Bu durumun hatalı tarafı insanlar. Çünkü gerek tekne gezilerinde gerekse de dalışlarda, ziyaretçiler deniz kaplumbağalarını yakından görebilsinler diye olmayacak besinlerin sunulduğunu biliyoruz. Bu durum insanlarla Caretta caretta’lar arasındaki bağın şekline zarar verdi” diyor. Canbolat’a göre, ısırıklar saldırı amaçlı değil: “Kabuklu besinlerle beslenen deniz kaplumbağalarının çeneleri insanın kemiğini parçalayıp etini koparabilecek kadar güçlüdür. Saldırı gibi görünen bu vakalar sadece yanlış anlaşılmadan kaynaklı.”

Kaynak

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.