STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Babaların Yüzde 91’ine Göre Çocuk Bakımında Birincil Sorumlu Anne

Güncelleme Tarihi 14.06.2017

AÇEV’in Türkiye’de Babalık araştırmasına göre, babalar uzun çalışma saatlerinin çocuklarıyla birlikte zaman geçirmesinin önünde engel olduğunu vurguluyor, yüzde 79'u çocuklarıyla evdeyken televizyon izliyor.

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Türkiye’de Babalık başlıklı araştırmasının sonuçlarını duyurdu.

Araştırmaya göre, Türkiye’de babaların yüzde 91’i çocuk bakımında birincil sorumlunun anne olduğunu düşünüyor.

Türkiye’de babalık algısını ortaya çıkarmak amacıyla Bernard van Leer Vakfı’nın da desteğiyle gerçekleştirilen araştırma 51 ilden 3235 babanın katılımıyla yapıldı.

Araştırmaya katılan babaların yüzde 50’si çocuğunu hiçbir zaman tuvalete götürmediğini, yüzde 36’sı çocuğunun hiç altını değiştirmediğini, yüzde 35’i ise hiçbir zaman tırnaklarını kesmediğini söylüyor.

Uzun çalışma saatleri

Araştırmaya göre, babaların çalışma saatlerinin uzunluğu ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor.

Babaların çalışma süresinden sonra çocukla birlikte geçirdikleri zaman çocukların gelişimlerini desteklemiyor.

Araştırmaya göre, babalar gün içinde ortalama 9 saat 20 dakikalarını işte geçiriyor, çocuklarına 2 saat 20 dakika ayırabiliyor.

Ama çocukla geçirilen zamanın içeriği onların gelişimlerini destekleyecek nitelikte olmuyor. Babaların yalnızca yüzde 50'si çocuklarına masal ve hikayeler anlatıyor, yüzde 57’si ise çocuklarıyla birlikte kurmaca oyunlar oynamıyor. Yüzde 30’u çocuklarıyla daha fazla zaman geçirebilecekleri alanlar istiyor.

Babaların yüzde 21’i ise çalışma saatlerinin çocuklarına vakit ayırabilecekleri şekilde düzenlenmesini arzu ediyor.

Öte yandan babaların yarısı yasal hakları olan babalık iznini ya işyerlerinden izin alamadıkları ya da yasayı bilmedikleri için kullanmıyor.

Toplumsal cinsiyet faktörü

Babalık davranışlarını etkileyen bir diğer faktör kadına karşı cinsiyetçi tutum. Babaların yüzde 78’i kadınların, tabiatları gereği erkeklerden daha güçsüz olduğunu düşünüyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine inanmayan babalar çocuklarının fiziksel bakımına da katılmıyor. 

Çocukların fiziksel bakımına katılmayan babalar aynı zamanda ev içindeki diğer işleri de paylaşmıyor.

Babaların yarısından fazlası hiç yemek yapmıyor ve ev temizliğine destek olmuyor. Sadece dört babadan biri çamaşır yıkama, çamaşır asma ve cam silme işlerine yardımcı oluyor.

Şiddet, disiplin...

Araştırmaya göre, babaların bir kısmı gerçekte çocuklarının zararına olan bazı disiplin yöntemlerini onlar için faydalı olduğunu zannederek uyguluyor. Bazı babalar "şöyle hafifçe vurmanın", dövmek olmadığını düşünüyor.

Babaların büyük bir çoğunluğu kendi babalarından gördükleri şiddeti unutamadıklarını ve bugün bile hatırladıklarını söylüyor.

Araştırmanın sonuçlarından bazıları şöyle...

"Çok sevdiğim için..."

* Babalar yüzde 92 oranında çocukları çok sevdiği için çocuk sahibi olduğunu belirtiyor.

* Babaların yüzde 58’i “ilk baba olduklarında ne yapacaklarını bilmiyor gibi hissediyor.”

* Babaların yüzde 50’si çocuğunu hiçbir zaman tuvalete götürmüyor, yüzde 36’sı çocuğunun altını değiştirmiyor, yüzde 35’i çocuğunun tırnaklarını kesmiyor.

Okul etkinlikleri

* Babaların yüzde 35’i çocuklarının okul etkinliklerine katılmıyor.

* Babalar, genelde çocuklarıyla birlikte sokakta dolaşarak, akraba ziyaretleri gerçekleştirerek ve alışveriş merkezlerine giderek zaman geçiriyorlar. Çocuklara uygun sinema veya tiyatroya giden babaların oranı ise yalnızca yüzde 30.

* Babalar en çok çocuklarının zihinsel gelişimi konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor.

“Cezalandırma”

* Babalar çocuklarının kabul etmedikleri davranışları karşısında onları cezalandırmayı gerekli görüyor. Cezalandırma yöntemlerinde yüzde 33 yasaklama, yüzde 24 sözel ve psikolojik şiddet, yüzde 13 fiziksel şiddet kullanıyor. (YY)

 

Bianet - Yüce YÖNEY

 

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.