STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Turkish Time - 01.02.2006

Güncelleme Tarihi 13.10.2010

DERNEKLER AB’DEN NASIL 10 BİN AVRO ALABİLİR?


Yerel STK’lar 5 ile 40 bin avro arasında değişen hibeler ve eğitimlerle AB’ye hazırlanacak. Projeyi Sivil Toplum Geliştirme Merkezi yürütüyor.


YAZI EMEL COŞKUN


AVRUPA BİRLİĞİ ile müzakerelerin başlaması sivil toplum kuruluşlarına (STK) yönelik desteklerin de hız kazanmasına yol açtı. Geçtiğimiz ay içinde 2006 yılı mali işbirliği programını netleştirme çalışmaları üzerinde yoğunlaşan Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu, söz konusu destekler konusunda önemli bir kavşak noktasını geride bırakmak üzere. Delegasyon, 2002 yılından bu yana katılım öncesi mali yardımlar çerçevesinde Türkiye’deki uyum projelerine toplam 820 milyon avro fon aktardı. Yeni yılda ise yaklaşık 500 milyon avroluk fonun siyasi kriterler, Türkiye yasalarının AB müktesebatına uyumuyla ilgili yatırımlar ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gibi konulara ayrılması bekleniyor. Bu dönemde asıl ilgi çekici olan nokta ise STK’ların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için çok daha organize girişimlerin gündeme gelecek olması.

STK’LAR DAHA ORGANİZE İŞLEYECEK

Avrupa Birliği, adaylık sürecindeki ülkelerde sivil toplum bilincinin geliştirilmesi konusuna özel bir önem veriyor ve bu amaçla bir dizi girişimde bulunuyor. Türkiye söz konusu olduğunda, söz konusu girişimler özel bir önem taşıyor. Bunun nedeni gerekli tüm uyum programlarını layıkıyla yerine getirse dahi Türkiye’nin, AB toplumları referandumla onay vermedikçe Birliğe alınma şansının olmaması. İşte bu nedenle AB Komisyonu önümüzdeki dönemde, adına “sivil diyalog” denilen ve AB ile üye ülke halkları arasında diyalogun geliştirilmesini öngören projelere eskisine göre daha fazla kaynak aktaracak. Söz konusu kaynak 70-80 milyon avroya ulaşıyor.
Bu fonu kullanabilmek için ise STK’ların proje hazırlama, kampanya yürütme, uluslararası diyalog kurma gibi konularda yeterli kapasiteye sahip olması gerekiyor. Söz konusu hedefler, 2002 yılında başlatılan Sivil Toplum Geliştirme Programı (STGP)’nın devamı niteliğinde olan Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) Derneği’nin çok yoğun bir dönem yaşayacağını gösteriyor. Avrupa Birliği Komisyonu desteği ile Kasım 2002’de faaliyetlerine başlayan Sivil Toplum Geliştirme Programı (STGP), iki yıl boyunca Türkiye çapında yurttaş girişimlerini artırmayı, STK’ların kapasitelerini güçlendirmeyi, yurtiçinden, Yunanistan’dan ve AB’nin diğer bölgelerinden STK’lar arasında ortak projelerin geliştirilmesini özendirmeye çalıştı. Bu doğrultuda STK’lara proje hazırlamadan finansman olanaklarının araştırılmasına kadar bir dizi eğitimin yanı sıra bazı küçük hibeler verildi.
STK’ların geliştirilmesine yönelik olarak geliştirilen proje bugün STGM çatısı altında yürütülüyor. STGP’nin devamı nitelinde olan proje, AB Komisyonu tarafından yaklaşık 2 milyon avro ile desteklenecek. Projenin koordinatörlüğünü ise sivil toplum alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren tecrübeli bir isim, Sunay Demircan yürütüyor. Demircan, sivil toplum kuruluşlarının gelişimi için önümüzdeki dönemde atacakları adımları ve girişimleri bizimle paylaştı. 

“SİVİL TOPLUM, ELİTLERİN ELİNDE”

Türkiye’de sivil toplumun en büyük eksikliğinin “ortak soruna karşı ortak bir tavır sergileme geleneğinin olmaması” olarak nitelendiren Sunay Demircan’a göre, sivil toplum örgütleri büyük kentlerde ve taşradaki elit bir kesim tarafından kuruluyor, bu yüzden de sorunu doğrudan yaşayan insanlardan uzak kalıyorlar. Derneğin amacını “Türkiye’de sivil toplumun örgütlenme kapasitesini geliştirmek ve katılımcı demokrasinin gelişimini sağlamak” olarak tanımlayan Demircan, STGM’nin öncelikli hedeflerini de şöyle sıralıyor: “STGM’nin hedeflediği kesimler yerelde kurulan, hala heyecanı ve enerjisi olan sivil toplum örgütleridir. Onlar enerjilerini nereye yönlendirecekleri konusunda deneyimsizler. Bu aşamada biz devreye giriyoruz ve bu insanlara destek veriyoruz. Bu kimi zaman uzmanlarla kapasite geliştirme eğitimleri, kimi zaman ihtiyaçların doğrudan desteklenmesi kimi zaman da bire bir destekler şeklinde oluyor. STK’lar hem kurulma hem de faaliyetleriyle ilgili her türlü yardımı bizden alabiliyorlar.”

EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLIYOR

STGM, önümüzdeki iki yıl izlenecek yol haritasını çevrecilerden insan hakları savunucularına kadar farklı yerlerden yaklaşık 100 sivil toplum örgütünün katılımıyla gerçekleştirilen danışma kurulu toplantılarıyla belirliyor. Geçtiğimiz aylarda ilki yapılan toplantıda hem sivil toplum örgütlerinin sorunları hem de çözüm önerileri masaya yatırıldı. STK’ların dile getirdikleri en yaygın sorunların; kamunun sivil alana çeşitli şekillerde müdahale etmesi, örgütlenme, örgüt içi iletişim ve sivil ağlar konularında yaşandığını söyleyen Demircan, önümüzdeki iki yılda STGM’nin ağırlıklı faaliyetinin danışmanlık ve eğitimlerden oluşacağını aktarıyor: “Minimum 2 bin STK aktivistine beşer günlük eğitimler verilmesi hedefleniyor. Bu eğitimler,  iletişim yönetiminden örgüt içi demokratik yapının nasıl oluşturulacağına, gönüllü yönetiminden başarılı bir kampanyanın nasıl örgütleneceğine kadar çok geniş bir yelpazede olacak.”
Bu eğitimlerin dışında sivil örgütlerin bir araya gelip STGM uzmanlarından eğitim verilmesini talep edebileceğini de söyleyen Demircan, “Biz, ‘20 kişiyi geçin bizi arayın, ayağınıza geliriz’ diyoruz, böyle bir politikamız var. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, köyde bile olsa en az 20 kişiden oluşmak şartıyla istedikleri konuda eğitim verebiliriz” diyor. Benzer talepler karşısında eğitim verecek uzmanları sivil toplum örgütleriyle buluşturacaklarını dile getiren Demircan, 1-3 gün sürecek olan eğitimlerin, sponsor arayışından STK’ların özel sektör ile işbirliği arayışlarına kadar çeşitli konuları kapsayabileceğini vurguluyor.
Diğer yandan STGM, sivil toplum örgütlerinin devlet ile yaşadıkları sorunlara karşı aracılık görevi de üstleniyor. STK’ların ortak şikayetleri resmi kurumlara iletilerek çözüm önerileri sunuluyor. Ayrıca İnternet sayfasında (eski.stgm.org.tr) yer alan hukuk danışmanlığı hattı aracılığıyla STK’ların hukuki sorunlarına, alanlarında tecrübeli avukatlar aracılığıyla danışmanlık veriliyor. Bugüne kadar yaklaşık 350 STK’nın faydalandığı Hukuk Danışma Hattı’na gelen sorular en geç 3 gün içinde cevaplanıyor.

STK’LARA 600 BİN AVRO AKACAK

STGM’nin iki yıllık yol haritasında STK’lara doğrudan yapılacak olan katkılar da önemli bir yer tutuyor. Söz konusu maddi desteğin yaklaşık 600 bin avroyu bulacağını söyleyen Sunay Demircan, hazırlanan projelere 5 bin ila 40 bin avro arasında hibe verileceğini haber veriyor. Önümüzdeki nisan ayında başlaması planlanan hibe programında, yerel yönetimler ile STK’ların birlikte yapacakları, katılımcı demokrasi uygulamalarına öncelik verilmesi bekleniyor. “Artık belediyelerin değil o bölgede yaşayan insanların sorunlarına kendilerinin çözüm üretmesini istiyoruz” diyen Demircan, STK’ların kendi bölgelerinde yerel yönetimlerle birlikte çalışmalarını özendirmek istediklerini dile getiriyor.

“SİVİL ÖRGÜTLERE GÜVEN YOK”

Sunay Demircan STGM’nin iki yıllık dönem sonrasında da farklı projelere imza atacağını şimdiden haber veriyor. Öncelikle insanların sivil örgütlere karşı güvensizliğini gidermek istediklerini dile getiren Demircan, “Ülke çapında 3-4 bin kişiye niçin sivil örgütlere güvenmediklerini soracağız. Anketlerin sonucuna göre de Türkiye çapında bir örgütlenme kampanyası oluşturmaya çalışacağız” diyor.
STGM’nin önümüzdeki yıllarda gerçekleştirmek istediği bir başka proje ise “Yerel Sivil Toplum Geliştirme Merkezleri.” Demircan, yerel merkezlerin açılması için 20-30 tane sivil toplum örgütünün bir araya gelerek STGM’den destek istemelerinin yeterli olduğunu söylüyor. Şimdiden başvuruların alındığı bu proje için STGM o bölgeye giderek merkezin açılması için gerekli altyapının oluşturulmasını sağlayacak. “Bu merkezler STGM’nin olmayacak” diyen Demircan, 2 yıl boyunca 2 çalışanın maaşı da dahil olmak üzere merkezlerin tüm masraflarının STGM tarafından karşılanacağını dile getiriyor. Yerel destek merkezlerinin yönetimi, kullanımı ve 2 yıl sonraki masrafları ise yerel örgütler tarafından karşılanacak. Demircan, gelen talepler doğrultusunda 2007 yılında 4 bölgede pilot olarak bu projeye başlamak istediklerini söylüyor. Ve bu projenin “kendi bölgemde yerel sivil toplum geliştirme merkezi istiyorum” diyen herkese açık olduğunu haber veriyor.

600 bin avroluk fon nasıl dağıtılacak?

STGM Genel Koordinatörü Sunay Demircan:

“Fonun nasıl dağıtılacağı nisan ayında belli olacak ama büyük bir ihtimalle yerel katılım mekanizmalarına öncelikli olarak destekler verilecek. Yani yerel idareler ve sivil toplum örgütlerinin ortak kurdukları katılımcı yönetim mekanizmalarına destekler vereceğiz. Burada yararlanıcı belediye değil STK’lar olacak.
Ayrıca STK’ların bir araya gelip oluşturdukları bölgesel yerel sivil ağlara destekler vereceğiz. Bunun ötesinde bireysel destekler de vermek istiyoruz. Örneğin Avrupa’da kadın haklarıyla ilgili çok önemli bir konferansa buradan birkaç kişinin katılımını destekleyeceğiz. Sivil örgütlerin bölgesel, yerel ya da ulusal çaptaki kampanyalarına destek vereceğiz. Fakat önemli olan yereldeki örgütlerin bu fona ulaşmaları. O yüzden mümkün olduğu kadar proje formatını basit tutacağız ve paraları küçük ölçekli vereceğiz. Hibe miktarları küçük örgütler için ve 5-10 bin avro gibi meblağlar olacak.”

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.