Birlikte
Destek Noktası
Video Köşesi
Facebook Twitter

STÖ'ler Projelerini Anlatıyor: Uluslararası Şeffaflık Derneği

Güncelleme Tarihi 12.03.2015

STGM tarafından yürütülen “Sivil Toplum Örgütleri Arasında Diyaloğun Geliştirilmesi II” hibe programında yer alan sivil toplum örgütlerine hayata geçirdikleri projelerini sorduk. İkinci konuğumuz Uluslararası Şeffaflık Derneği.

Örgütünüzle ilgili bize kısaca bilgi verir misiniz? Ne zaman kuruldunuz, amaçlarınız ve yürüttüğünüz faaliyetleriniz neler?


2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği (Transparency International Türkiye/TI Türkiye) ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini hâkim kılma amacını taşır. Dernek, yolsuzluğu sosyal, ekonomik ve politik krizleri besleyen, hukukun üstünlüğü ve demokratik sistemin işleyişini engelleyen, rekabeti ve ekonomik gelişimi önleyen, doğal kaynakların doğru kullanımına imkân vermeyen ve insanları yoksulluk ve sefalete sürükleyen bir olgu olarak görür.

 

Uluslararası Şeffaflık Derneği, küresel düzeyde 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün (Transparency International-TI) ilke ve amaçlarını paylaşır ve TI-Türkiye ülke kolu olarak yakın işbirliği içinde çalışır. Örgütün periyodik olarak yayınladığı uluslararası raporların hazırlanmasına katkı sağlar; bu raporları yaygınlaştırır ve Türk kamuoyunun bilgisine sunar. Dernek, TI’ın hazırladığı Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Rüşvetle Mücadele Sözleşmesi Yıllık İlerleme Raporlarına ve Avrupa Birliği İlerleme Raporlarına doğrudan görüş sağlar.


DCD-II Hibe Programı kapsamında yürüttüğünüz projede temel olarak neyi hedefliyorsunuz? 

Uluslararası Şeffaflık Derneği tarafından Çevre Hukuku Derneği ile birlikte yürütülen Türkiye Çevre İhlalleri Haritası projesi için hukukçular, STKlar, aktivistler ve farklı disiplinlerden akademisyenler ile birlikte çalışıyoruz.

Çevre alanında hukuk önemli bir bileşendir. Bu nedenle çevre alanının hukuk ile mümkün olduğunca içli dışlı olması, ihlaller karşısında hukuki olarak nelerle karşılaşılabileceği, bunlara nasıl çözüm üretebileceği, farklı disiplinlerin ve mücadelenin içinde bulunan insanların hukuku nasıl etkin kullanabileceği, nasıl bir ilişki yumağı olduğunu görmek önem arz ediyor. Bunun için yüksek mahkemelerce (Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM) kesin karara bağlanmış davalar üzerinde bir ağ haritası oluşturuyoruz. Bu harita üzerinden mevzuatı, ihlal alanlarını, kararların dayanaklarını görmüş olacağız. Bunun için yaptığımız haritalama atölyelerimiz devam ediyor. Haritayı kullanarak çevre mücadelesi ve hukuk birlikteliği üzerine stratejiler, öneriler üretmek üzere planladığımız strateji atölyelerinin ilkini ise akademisyenler ve hukukçular gerçekleştirdik.

Bu proje üzerinden çevre alanında Türkiye’de yapılmış iki harita Diren Çevre ve Mülksüzleştirme Ağları gruplarından arkadaşlar ile fikir alış verişinde bulunma şansımız oldu. Bu sayede hem projeyi daha fazla kişiyle paylaşma hem de onlarla da deneyimleri üzerinden konuşma şansımız oldu. Bundan sonra yapılacak olan strateji atölyelerinde de mümkün olduğunca onların fikirlerinden yararlanmaya ve birlikte çalışmaya çalışacağız. Diğer atölyelerimizi de önce medya sonra da STK’lar ve aktivistler ile yapacağız. Bu sayede hemen hemen çevre konusunda bütün temel alanlardan kişilerle projeyi tartışma ve herkes için en iyi sonucu ortaya koymak için şansımız olacak.


Proje süresinin yarısından fazlasını geride bıraktınız. Bu süreçte paylaşmak isteyeceğiniz başka deneyimleriniz, önemli bulduğunuz anlar varsa belirtebilir misiniz?

Öncelikle alanında uzman kişilerle çalışmak projelerin akıbeti açısında çok önemli diye düşünüyorum. Projeyi ilgilendiren ne kadar farklı alan ve gruptan kişi ile iletişime geçilirse ve görüşleri alınırsa proje de o kadar sağlam ve iyi ilerliyor. Sorunları da önceden tahmin edebilme şansı artıyor. Proje planlarını yaparken de sadece projenin çalışmalarının değil fonun gerektirdiği raporlama çalışmalarının da kayda değer bir çaba gerektirdiğini unutmamak gerekiyor.

Eklemek istedikleriniz...

Projeyi anlatmak için verdiğiniz bu fırsat için teşekkürler!

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.