Birlikte
STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

STK'ların Eğitimi (2) “Sivilleşme İçin En Büyük Destek Binlerce Yıllık Kendine Özgü Tecrübesiyle Anadolu’nun Kendisidir”

Güncelleme Tarihi 26.10.2010
Etiketler: röportaj

STGM’nin kurucuları kimlerdir?

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) 2004 yılı Mayıs ayında dernek statüsünde kurulmuş sivil bir yapıdır. STGM üyelik temelinde kurulmuş bir örgüt olmaktan çok, hizmet üretmek için kurulmuştur. Dernek üyeleri Türkiye’de sivil hayatın gelişmesinde aktif rol oynayan fikir önderleri ve sivil toplum aktivistleridir. Kurucular ve çalışma alanları ise şöyledir:

C. Sunay Demircan (sivil toplum geliştirme), Y. Levent Korkut (insan hakları), Hidayet Tuksal (toplumsal cinsiyet), Fahri Huvaj (kültür), Selma Acuner (toplumsal cinsiyet), Orhan Kemal Cengiz (insan hakları), Uygar Özemsi (çevre), Şeyhmus Diken (kültür), Öyküm Bağcı (gençlik), Güler Yüksel (eğitim), Betül Çektin (kültür), Ayhan Bilgen (insan hakları), Serpil Sancar (toplumsal cinsiyet), Ozan Çakmak (gençlik), Nazlı Ümit Boyner (toplumsal cinsiyet), Nesrin Algan (çevre), F. Hülya Denizalp (sivil toplum), Nejat Taştan (insan hakları), Atila Uras (çevre), Viktor Ananias Süngitay (kırsal kalkınma), Turgut Alaca (din/kültür), Uğur Zeydanlı, (çevre/biyolojik çeşitlilik), Murat Şengül (politika/sivil toplum), Nazım Özşuca (din/kültür), Hakan Eken (kültür), İbrahim Özdemir (gençlik/eğitim), Fatma Akdokur (toplumsal cinsiyet)

STGM’nin iş birliği yaptığı kuruluşlar kimlerdir?

STGM tarafından hazırlanan ve AB Komisyonuna sunulan “Türkiye’de Örgütlenme Özgürlüğünün Güçlendirilmesi ve Sivil Toplumun Geliştirilmesi” projesi 2005 yılı Ağustos ayında STGM tarafından başlatılmıştır. STGM bu proje kapsamında ve proje dışında, tüm sivil ve resmî örgütlerle iş birliği yapmaya açıktır. Projenin başlangıcından itibaren Bilgi Üniversitesi, UNDP, Ticaret ve Sanayi Odaları, Yerel Gündem 21 gibi pek çok kurumla, parasal temele dayanmayan iş birlikleri yapılmaktadır.

STGM’nin hedefleri, kuruluş amaçları nelerdir? Bu oluşumun/çalışmanın kapsamı/sınırları nelerdir?

STGM’nin amaçları; (i) sivil örgütlerin bilgi, ekonomik güç ve cesaret eksikliklerini giderecek çalışmalarla verimliliklerinin artırılmasına yardımcı olmak; (ii) sivil toplumun haritasını ve veri tabanını oluşturmak, iletişim ağı kurmak; ulusal STK platformları oluşturma çabalarını desteklemek, STK’lar arasında olumlu-olumsuz bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik edecek olanakları sağlamak; (iii) kitle iletişim araçlarını kullanarak sivil örgütlerin çalışmalarını duyurmak ve lobi faaliyetleri yürütmek; böylece sosyal girişimciliği özendirip toplumsal farkındalığı artırarak sivil inisiyatifi güçlendirmek; (iv) STK’ların karar alma süreçlerine katılımını teşvik etmeye, halkla olan diyaloglarını geliştirmeye, kurumsal gelişmelerini ve sürdürülebilirliklerini sağlamaya; ayrıca uluslararası iş birlikleri kurarak deneyim kazanmalarına ve bu deneyimi aktarmalarına, birbirleriyle ağ oluşturmalarına ve ağları sürdürebilmelerine yönelik olarak; örgütsel, yönetsel, finansal, hukuksal alt yapıları ile iletişim ve insan kaynakları kapasitelerini geliştirmek; (v) benzer amaçlı uluslararası kurumlarla iş birliği yapmak, kendi işlevini geliştirmeye hizmet edecek ağlara üye olmak; (vi) STK’lara verilecek desteğin verimli, adil ve ilkelere uygun kullanımı için yöntemler geliştirmektir.

Bu amaçlar doğrultusunda yola koyulan STGM, çalışmalarını şimdilik Ankara merkezli olarak sürdürmektedir. İki yıl sonra farklı illerde yerel birimler kurmayı planlamaktadır. STGM’nin hizmet etmeyi kararlaştırdığı hedef grubu insan hakları, kadın, çevre, çocuk, gençlik, kültür/sanat ve engelliler alanlarında faaliyet gösteren yerel sivil oluşumlardır.

STGM, STK’ların hedeflerine ulaşabilmeleri için ihtiyaç duydukları araçları onlara sunmaya çaba harcamakta, bir şeyler öğretme gayretinden ziyade, birlikte bir şeyleri tartışarak paylaşma, birbirini tanıma içerikli programlar yürütmektedir.

Orta ve uzun vadede STGM, bulunduğu coğrafyada uluslararası faaliyetler sürdürmeyi de planlamaktadır.

Genel olarak Türkiye’de sivil toplum ve sivil toplum eğitimi konularını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özellikle AB süreciyle birlikte, sivil topluma atfedilen değer birden bire artmış ve buna karşılık, STK’lara yönelik, AB kaynaklı destek programları hızla sivil toplum gündemine girmiştir. Sivil toplum örgütlerine yönelik eğitimler de çoğunlukla bu akımın bir parçası olarak gündemdedir.

AB fonlarının nasıl elde edilebileceği, nasıl etkin kullanılacağı, katılımcı demokraside STK’ların nasıl daha aktif olabileceği, AB ülkeleri ile Türkiye arasındaki sivil diyaloğun nasıl geliştirileceği gibi konuların her biri için, çeşitli kuruluşlarca, pek çok eğitim programı oluşturulmaktadır.

Eğitimin sivil alana birden bire girmesiyle birlikte bazı sorunlar da baş göstermiştir:

(i) İçeriği zayıf, ihtiyaç odaklı hazırlanmayan ve alan deneyimi olmayan eğitmenler tarafından verilen eğitimler nedeniyle STK’larda bariz bir eğitim yorgunluğu başlamıştır. (ii) Doğrudan proje odaklı eğitimler, STK’ları proje/fon odaklı düşünür hâle getirebilmektedir. (iii) Verilen eğitimlerin süreği takip edilmediği için, eğitim çoğu kez verildiği yerde kalmaktadır. (iv) Eğitimlerde standart bir dil, anlayış ve yöntem yoksunluğu vardır. (v) Eğitim programları, bu eğitimi alacak insanlara sormadan geliştirildiği için, ortaya yerel ihtiyaçları karşılamaktan uzak eğitim programları çıkmaktadır.

İçinde bulunduğumuz AB sürecini de göz önünde bulunduracak olursak STK okulunun/eğitimin gelecekteki pozisyonunu nasıl görüyorsunuz?

Bu hassas bir konu… STK okulu hem tehlikeli hem de gereklidir. Tehlikeli, çünkü sivil toplumla diyalog kuramamış bir sivil toplum örgütü tabakasının olduğu bu ülkede, bir de bu tabakayı okula göndermek kutuplaşmayı iyice artıracaktır. Okulun aslında STK’lara yönelik değil, sivil topluma (halka) yönelik olması gerekli; örgütlenme ayrıcalığının kentlerin elit tabakasından yavaş yavaş örgütlenme isteğine sahip sivil topluma geçmesini teşvik etmek için. Anadolu’nun binlerce yılda özenle olgunlaştırdığı kendine özgü değerlerinin sivilleşme ve katılımcı demokrasi ile harmanlaştırılmasına ve sivil toplumu kendi dilinde/kendi sorununda örgütlenmeye doğru yöneltmelidir bu okul, şayet olacaksa. Aksi hâlde, kelime merkezli ezber eğitiminin faydası olmadığı gibi, sivilleşme önünde ciddî bir tehdit de oluşturabilecektir.

STGM, ne tür faaliyetlerde bulunmaktadır/bulunacaktır?

STGM üç ana alanda çalışmalarını sürdürmektedir: STK kapasite geliştirme eğitimleri, ulusal ve uluslararası düzeyde sivil ağlarların güçlendirilmesi ve küçük hibeler programı.

STGM, hedef grubunu oluşturan, kadın, çocuk, insan hakları, gençlik, çevre, engelliler ve kültür sanat konularında çalışma yapan sivil toplum örgütlerinin kapasitelerini geliştirmelerini sağlamaya yönelik eğitim çalışmaları yürütmektedir. STGM, iki yıl içerisinde on sekiz il merkezinde seksen bir ile yönelik vereceği eğitimlerde toplam iki bin STK temsilcisine ulaşmayı hedeflemektedir.

Sivil ağların güçlendirilmesi amacıyla destekler oluşturulması, yerel yönetimlerle STK’lar arasında katılım mekanizmalarının oluşmasına ve iyi örneklerin paylaşılmasına olanaklar yaratılması, Türkiye’de sivil toplum hareketinde aktif olan çevre, insan hakları ve kadın örgütlerinin birbirlerini daha iyi tanımaları, sorunlara birlikte/bütüncül bakarak ortak çözümler üretmeleri için gerek duyulan diyalog ortamının sağlanması faaliyetleri STGM’nin ikinci temel çalışma alanıdır.

Küçük hibeler programı ise yerel ölçekte çalışmalarını sürdüren STK’ların idarî ve teknik kapasitelerini geliştirmek, proje geliştirme ve yönetim becerilerini artırmak, ağ oluşturma, lobicilik, kampanya yürütme, değişim programları ve iletişim gibi faaliyetlerini desteklemek amacıyla oluşturulmuştur. Bu kapsamda 2006 yılı içerisinde küçük ölçekli hibeler verilecektir.

STGM, ayrıca, hedef grubundaki STK’lara yönelik yayınlar hazırlayıp bu yayınları ücretsiz olarak STK’ların hizmetine sunmayı; internet üzerinden STK’lara yönelik hukukî servis sağlamayı; STK’lara, ihtiyaç duydukları anda bire bir teknik destek vermeyi de temel işlevleri arasında kabul etmektedir.

Eğitim programları içeriğinden bahseder misiniz?

STGM’nin eğitim fonksiyonu üç programdan oluşmaktadır: Kapasite Geliştirme Eğitimleri, Proje Döngüsü Yönetimi (PDY) Eğitimleri ve İleri Düzey Yerel Kapasite Geliştirme Programı. Kapasite Geliştirme Eğitimleri hedef gruplardaki STK aktivistlerinin farklı ihtiyaçlarını karşılayabilmek için temel düzey ve ileri düzey olmak üzere iki sınıfa ayrılmış durumdadır. Temel düzey eğitimlere STK’lar, sivil hareket, gönüllük ve STK yönetimi gibi temel konularda bilgiye ihtiyaç duyan STK aktivistleri kabul edilmektedir. İkinci grup eğitimler ise daha önce bu konularda belli bir birikimi olan aktivistler için programlanmıştır. Her iki grup eğitim de beşer gün sürmektedir ve ders başlıkları şöyledir: Türkiye’den ve Dünyadan İyi Uygulama Örnekleri, Sivil Toplum: Temel Yaklaşımlar ve Tarihsel Gelişimi, STK’lar İçin Mevzuat/Hukuk, STK’lar İçin Yönetim Araçları ve İlkeleri, İyi İletişim Yöntemleri, Çatışma Yönetimi, STK’larda Vizyon Geliştirme, AB ve Sivil Toplum Tartışmaları.

Bu seminerlere ek olarak, her iki grup eğitimde de “Birbirimizden Öğreniyoruz” isimli bir bölüm bulunmaktadır. Bu bölümde eğitimlere katılan bütün STK aktivistleri, kolaylaştırıcıların eşliğinde kendi kurumlarını, çalışma alanlarını, karşılaştıkları zorlukları ve bunları çözme pratiklerini birbirleri ile paylaşmaktadırlar. Bu bölüm sayesinde farklı alanlardan gelen STK aktivistleri sivil toplumun başka mecralarında neler yaşandığı, ne tür bir birikim oluşturulduğu, onların değeri hakkında bilgi sahibi olmaktadır.

STGM iki yılda, seksen bir ilde yerleşik STK’lara yönelik on sekiz bölgesel merkezde her biri beşer günlük toplam kırk altı Kapasite Geliştirme Eğitimi planlanmıştır.

PDY eğitimleri ise son yıllarda projelerle çalışma geleneği oluşmaya başlayan ülkemiz STK’larının daha yaratıcı, etkin ve verimli projeler hazırlamasını ve yürütmesini sağlamaya yönelik kapasitelerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Eğitimin içeriği, STGM’nin devamı niteliğindedir. Üç gün süren bu eğitim programında, proje fikri oluşturma, proje geliştirme, bütçelendirme ve yürütme konularının yanı sıra izleme ve değerlendirme bileşeninin de üzerinde ağırlıklı olarak durulmaktadır. STGM önümüzdeki iki yıl içinde, ülkenin bütün bölgelerini kapsayan otuz PDY eğitimi düzenleyecektir.

İleri Düzey Yerel Kapasite Geliştirme Programı’nın hedefi ise yerelde sivil toplum alanında çalışma yürüten aktivistlerin arasında bir yoğunlaşma ve derinlik sağlamaktır. Yaşadıkları yerellikteki STK’lara gönüllü katkılar vermeye aday STK aktivistleri için altı günlük özel bir program uygulanacaktır. Bu kapsamda yirmi beşer katılımcının katılacağı üç eğitim yapılacaktır. Bu programda iletişim, çatışma yönetimi, PDY eğitimlerinin yanı sıra kavramsal tartışmaların da yapılacağı oturumlar planlanmıştır.

Sunay Demircan
SİVİL TOPLUM DERGİSİ
YIL : 3 SAYI : 12 - EKİM - ARALIK 2005

http://www.siviltoplum.com.tr/?ynt=icerikdetay&id=466

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.