STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

midasgazete.com 30.11.2007

Güncelleme Tarihi 08.11.2010

Örgütlenmekten korkmayın

Sivil toplum kuruluşları çağdaş demokrasi anlayışının olmazsa olmaz bir parçası. Katılımcı demokrasi hem bireye hem de topluma yepyeni ufuklar, özgürlük alanları sunuyor. Kamunun ihtiyacının en iyi şekilde belirlenmesi ve gerekli yerlere, gerekli mesajların ulaşması adına büyük katılım sağlıyor. Şehrimizde de sivil toplum adına şimdilerde önemli bir adım atıldı. Sivil toplum kuruluşlarına destek olmak amacıyla Ankara'da kurulan Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) tüm Türkiye'de sadece dört tane yerel destek merkezi açtı. Bunlardan biri de Eskişehir'de. Odunpazarı Belediyesi ve Eskişehir Sivil Yerel Oluşum Platformu (ESYO) ile yardımlaşarak çalışan Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Eskişehir Yerel Destek Merkezi'nin Koordinatörü Banu Gültekin Kocaman ve İletişim Koordinatörü Emre Murat Ermiş ile bu önemli gelişmeyi ve projeleri yaşadığı dünyada söz sahibi olmak isteyen herkes için konuştuk. 

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) nasıl kuruldu?
Emre Murat Ermiş: STGM 2004 yılında, ülke-mizde sivil ve katılımcı demokrasinin gereğine inanan bir grup fikir önderi ve sivil aktivist tarafından dernek statüsünde sivil bir yapı olarak kuruldu. Merkez ofisi Ankara'da bulunan STGM'nin Adana, Denizli, Diyarbakır ve Eskişehir'de dört yerel destek merkezi bulunu-yor. STGM'nin temel amacı sivil toplum kuruluşlarının, katılımcı demokraside daha aktif rol alabilmeleri için, kapasitelerinin geliştirilmesine destek olmak. STGM doğrudan parasal katkı biçiminde değil, yerel örgütlerin kendi yapabilme güçlerini artırma doğrultusunda destek veriyor. STGM, amacı ve ilkeleri doğrultusunda farklı faaliyetleri yürüten, dernek tüzel kişiliğine sahip bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak açıkla-nabilir.

Kendinizi nasıl bir örgüt olarak tanımlıyorsunuz?
Emre Murat Ermiş: STGM hiçbir koşulda bir üst birlik konumunda olmaz ve davranmaz, hiçbir koşulda STK'ların iç işlerine karışmaz, bütün üçüncü şahıslar karşısında tarafsız ve bağımsızdır. Bütün faaliyetlerinde ve her düzeyde saydamlığı ve hesap verebilirliği esas alır, uluslararası sözleşmelerde kabul edilen tüm hak ve özgürlüklere saygılıdır, her türlü ayrımcılığa karşıdır ve farklılıkları zenginlik olarak algılayıp değerlendirir. Üretim ve tüketim kalıpları açısından yaşamın bütünlüğüne ve ekosistem değerle-rine duyarlıdır. Katılımcı ve çoğulcu bir demokrasi anlayışını bir yaşam biçimi olarak benimser. Uygulanabilir ve hızlı çözüm üreten, yaşamın içinde olan bir örgüttür.
Örgütlenmekten korkmayın!

Bir ülkede sivil toplum gelişirse ne olur?
Emre Murat Ermiş: Katılımcı demokrasi gelişir. Toplumun yaşam kalitesi her anlamda artar. Bir sivil toplum örgütünün amacı örneğin; çevreyi korumak değildir. Sivil toplum örgütünün yapması gereken şey, insanların ya da devletin çevreyi korumasını sağlamaktır. Sivil toplum örgütü çevreyi koruyan bir proje yapar, der ki, "Ben bu havzayı korudum, şu faaliyetleri yaptım, şu stratejileri geliştirdim. Buyurun size örnek bir proje." STK'ların devletin işini yapmak gibi bir amacı olmamalıdır.

İnsanlar STK'lara dahil olmaktan, bu alanda mücadele vermekten korkuyor mu? Geçmişten kalma "Komünist mi olacaksın?" gibi anlayışlar hala insanları örgütlenmekten uzaklaştırıyor mu?
Emre Murat Ermiş: Çok ciddi bir yaraya dikkat çektiniz. Evet, insanlar korkuyor ve bu hakikaten bir etken. Fakat yüzde yüz etken değil. Bu dönemin gençlerini gördüğümüz zaman artık sürekli söylenen apolitik gençlik eleştirilerinin yersiz olduğunu görüyoruz. Gençler bir şeyler yapmak istiyor ama STK'lar bu potansiyeli iyi kullanamıyor. İletişim araçlarının da etkin kullanılamaması ayrı bir etken.

Banu Gültekin Kocaman: Gençlerle yaptığımız bir çalışmada, bize ailelerimiz bu işlere girmemi-zi istemiyor dediler. Biz de aileniz ne yapmanızı istemiyor diye sorduk. Siyasetle uğraşmamızı istemiyorlar cevabını aldık. Peki, size çevreyle ilgili çalışma mı diyor aileleriniz diye sorduk. Cevap hayırdı. Aslında aileler de çok engel olmuyor. Yalnızca karşımızda bir kavram kargaşası var. Hiçbir aile çocuğuna çevre konusunda, kadın hakları konusunda çalışma demiyor. Sen siyasete alet olma. Bunda geçmişten edinilmiş kötü deneyimlerin etkisi olabilir ama artık bir şeyler gümbür gümbür ilerliyor. Bundan 10 yıl önce STK dediğinizde insanlar açılımını sorardı. Örgüt deyince insanlar beş adım geri kaçardı. Ama şimdi bir şeyler değişti artık. Böyle bir arayış var.
Burada siyaset yok

Birçok farklı alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu var. Bu anlamda sizin öncelikli olarak önem verdiğiniz, desteklediğiniz STK'lar var mı?
Banu Gültekin Kocaman: STGM, hedef grubu olarak seçmiş olduğu toplumsal cinsiyet, çocuk, insan hakları, gençlik, çevre, engelli hakları ve kültürel haklar / kültür-sanat konularında çalışma yapan sivil toplum örgütlerine çalışmalarında destek veriyor. Faaliyetleri arasında sivil ağların güçlendirilmesi için destek sağlamak, farklı alanlarda çalışan STK'lar arasındaki diyalogu artırmak, sivil örgütlerin lobi ve kampanya faaliyetlerine destek vermek sayılabilir.

STGM'nin Avrupa Birliği ile bir alakası var mı?
Emre Murat Ermiş: STGM, Avrupa Birliği'nin bir kuruluşu ya da projesi değil. AB tarafından finanse edilen Türkiye'de Sivil Toplumun Gelişiminin ve Sivil Diyaloğun Gelişmesinin Desteklenmesi Projesi STGM'nin yürüttüğü projelerden yalnızca biri.
Sivil Toplum Geliştirme Yerel Merkezleri neden kuruldu ve hangi alanlarda hizmet veriyor?
Banu Gültekin Kocaman: STGM, 2007-2009 yılları arasında, vermiş olduğu desteklerden yereldeki sivil toplum örgütlerinin daha fazla yararlanabilmesi için Adana, Denizli, Diyarbakır ve Eskişehir'de yerel destek merkezlerini faaliyete geçirdi. STGM yerel destek merkezleri, proje hazırlama ve uygulama, eğitim, iletişim, kampanya ve stratejik planlama gibi konularda yerel STK'ların teknik destek ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlıyor. Sivil ağların oluşturulması ve güçlendirilmesi için kolaylaştırıcılık rolü de üstlenmek önemli hedeflerinden biri.
Eskişehir bunu hak etti

Eskişehir'in sivil toplum kuruluşları Sivil Toplum Geliştirme Merkezi'nde başka ne gibi olanaklardan yararlanacak?
Emre Murat Ermiş: Burada STK'ların ekonomik yetersizliklerinden ötürü yaşadıkları iletişim ve araştırma sorunlarına çözüm sunmak üzere bir bilgisayar laboratuvarı ve içinde STK'ların işlerine yarayacak tematik kitapların bulunduğu bir kütüphane hazırladık. Bilgisayar laboratuvarımız her türlü yazılım ve donanıma sahip. STK üyeleri istedikleri kadar burada çalışıp, araştırma yapabilirler. Aynı şey kütüphane için de geçerli. Toplantılara, söyleşilere, çalıştaylara son derece müsait mo-dern bir toplantı salonumuz var. Bildiğiniz gibi toplantılar için uygun salonlar tutmak oldukça masraflı. Biz bu yükü STK'larımızın üzerinden kaldırdık. Ayrıca sergi gibi değişik etkinlikler yapmak isteyen STK'lara destek veriyoruz.
Odunpazarı Belediyesi size destek veriyor. Bu siyasi bir takım sorunların yaşanmasına, siyasetin STK'ların çalışmalarına karışmasına sebep olabilir mi sizce?
Emre Murat Ermiş: Odunpazarı Belediyesi bize destek veriyor, bu doğru. Ancak hiçbir şekilde siyaset bizim bünyemizde yer almıyor. Ne tüzüğümüz ne de STGM'nin yapısı buna imkân tanımıyor. Karar verici kurulumuzda belediyelerin bir oy hakkı var. Zaten Odunpazarı Belediye Başkanımız Burhan Sakallı da bu konuda son derece duyarlı ve özen gösteriyor. İnsanlar sivil toplum kuruluşları bünyesinde elbette siyaset yapacaklar ama burası bir STK değil. Burası STK'lara destek veren bir kuruluş. 

Eskişehir nasıl Sivil Toplum Geliştirme Yerel Merkezleri'nden birinin kurulması için seçilen Türkiye'deki dört ilden biri oldu?
Banu Gültekin Kocaman: Aslında Eskişehir bunu hak etti. STGM'nin yerel merkezlerinin seçimi öncesi 20 ilden başvuru, talep geldi. Uzman bir kadro tüm bu illeri gezip değerlendirdiler. STK'ların çok geliştiği ya da çok faal olduğu yerlerde zaten böyle merkezlerin açılmasına gerek yoktu. Eskişehir'de başka hiçbir yerde olmayan ESYO gibi bir oluşum var. Bu merkezimizi çok etkiledi. Buradaki insanların isteklerini, azimlerini gördüler. Eskişehir bu yüzden seçildi.
Sivil toplum gelişirse, demokrasi gelişir

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi olarak STK'lara yönelik ne gibi projeler hayata geçirdiniz? Bu anlamda gelecekte yapacağınız çalışmalar nelerdir?
Emre Murat Ermiş: Hedef grubumuzda bulunan yerel sivil örgütler öncelikli olmak üzere, ülke çapında düzenlediğimiz kurumsal kapasite geliştirme, ihtiyaç temelli eğitimler, eğiticilerin eğitimi ve proje döngüsü yönetimi eğitimleri gerçekleştiriyoruz. Bu eğitimlere katılmak için aranan koşullar, eğitim yeri ve tarihi düzenli olarak STGM'nin web sayfasında yayımlanıyor. STGM'nin 2005-2007 yılları arasında 18 il merkezinde 81 ile yönelik verdiği eğitimlere toplam 2 bin STK temsilcisi katıldı. Kurumsal kapasite geliştirme eğitimlerimizin amacı, katılımcı STK'ların kurumsal stratejik yönetim ve strateji geliştirme alanlarındaki çalışmalarına destek vermek. STK'ların yönetim kurulu üyelerinin katılımına açık olan çalışmamız sonrasında katılımcılarımızın strateji geliştirme çalışmalarına destek vermeyi sürdürüyoruz. İhtiyaç temelli eğitimler ile STK'ların yerel taleplerine hızla cevap vermeyi hedeflemekteyiz. Bu eğitimlerin en temel özelliği, programların içeriklerini STK'ların talepleri ve katılımları ile belirliyor olmamız. Yerinde kurumsal destek olarak adlandırdığımız destekler ile STK'ları ve STK uzmanlarını yerel örgütlerin çalışma ortamlarında buluşturuyoruz ve birlikte çalışmalarını sağlıyoruz. Bu desteklerimiz bir STK'nın stratejik planlamasından, bütçe yönetimine, basılı malzeme üretiminden, kampanya planlamasına dek farklı alanları kapsayacak. Ayrıca Microsoft'un desteği ile bi-lişim teknolojileri alanında sürdürdüğümüz kapasite geliştirme projeleri kapsamında Ankara, İzmir, Diyarbakır, Van, Gaziantep, Eskişehir ve Denizli'de STK'lara yönelik bilgi teknolojileri eğitimleri düzenledik. 200'e yakın STK temsilcisine ulaştığımız bilişim teknolojileri eğitimlerimize, eğitim programımızı çeşitlendirerek devam edi-yoruz.  STGM, 2005-2007 yılları arasında sekizi ayrımcılık, on biri doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı başlıkları altında olmak üzere toplam 19 kampanyaya destek verdi. Kampanya destekleri 2007-2009 döneminde de sürecek. STGM, kampan-yalara doğrudan parasal kaynak aktaramıyor, ancak basılı malzeme, kırtasiye ve iletişim uzmanı desteği sağlıyor. Hedef grubumuz içindeki sivil örgütlere proje hazırlama konusunda önerilerde bulunuyoruz. Toplantı veya kapasite geliştirme çalışmalarına uzman sağlıyoruz. Yerel yönetimlerle STK'lar arasında demokratik katılım mekanizmalarının oluşturulmasına teknik destek veriyo-ruz. STK'lar için lobicilik ve savunuculuk faaliyetleri yürütülmesine katkı veriyoruz. Avrupa Birliği ülkelerindeki sivil örgütlerle işbirliği kurmak isteyen; düzenlediği seminer, toplantı vb. etkinliklere özellikle AB ülkelerinden veya aday ülkelerden uzman konuşmacı çağırmak isteyen STK'lara ücretsiz uzman desteği sağlayabiliyoruz. Örgütlenme özgürlüğünün teşvik edilmesi için Türkiye genelinde STK'ların da destek vereceği bir kampan-ya yürütmeyi planlıyoruz. Kampanyayı yapmaktaki amacımız birlikte hareket etme hakkımız hatırlamak, hatırlatmak ve bu konudaki önyargıları kırmak.
Dünyadan ve Türkiye'den sivil toplum projelerini anlattığımız "Sivil Toplumdan Proje Öyküleri" adlı belgesel filmimizi, eğitim çalışmalarında yararlanmak isteyen tüm STK'ların kullanımına ücretsiz olarak sunuyoruz. Ayrıca 2008 yılında tamamlanmak üzere, toplumun örgütlenme, örgüt, sivil toplum örgütü gibi kavramlara ilişkin algısını ortaya koymak üzere bir belgesel çalışması yapmayı da planlıyoruz.

http://www.midasgazete.com/haber.php?haber=1129

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.