Birlikte
STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Mersin’e Gelen Vanlı Depremzedeler İle İlgili Akdeniz Göç - Der Raporu

Güncelleme Tarihi 24.01.2012

23 Ekim- 9 Kasım 2011 tarihlerinde Erciş ve Van merkezinde meydana gelen deprem sonucunda büyük çaplı can ve mal kaybına neden olmuş ve Van’da büyük tahribatlar yaratmıştır. Vanlı depremzedeler özellikle ikinci depremden sonra kışın ağır koşullarında yaşamaları imkânsız hale gelmiştir. Hükümetten barınma ile ilgili yardım vaatleri sözde kamıştır. Depremzedeler kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalarak kitlesel bir şekilde Van’ı terk etmişlerdir. Vanlı depremzede ailelerin en çok göç etmek zorunda kaldığı İllerin başında Mersin gelmektedir. Depremzedelerin Mersin’e geliş nedeni olarak dört başlıkta sıralanabilir.

1-    Mersin’in ikliminin elverişli olması barınma, yakacak yiyecek ve benzeri ihtiyaçlarının en ucuz bir şekilde temin edebileceklerini düşünmeleri,
2-    Mersin’e 1990’lı yıllarda zorunlu göçle gelen pek çok Vanlı ailenin bulunması nedeniyle akraba ve tanıdık desteğinin alma umutları,
3-    Mersin’de Akdeniz Belediyesi BDP’li yönetim tarafından yönetilmesi depremzedelere yardım etme konusunda beklentileri,
4-    Mersin’de tarım ve narenciye alanlarında iş bulma umudunun var olması dır.

Mersine gelen depremzedelerin sayısı:
Akdeniz Belediyesi bünyesinde pek çok sivil kuruluşun yer aldığı afet koordinasyon kriz masasına 14/11/2011-09/12/2011tarihleri arasında baş vuran 2180 aile 13933 kişi yardım talebiyle başvurmuştur. Bu ailelerin ilçelere dağılımı şöyledir; Akdeniz İlçesine 764, Toroslar İlçesine 833, Yenişehir İlçesine 199, Mezitli İlçesine 173, Erdemli İlçesi 90, Tarsus İlçesi 17, Silifke İlçesi 15 aile olarak yerleşmiştir. 93 aile ilk etapta Mersin’e gelmesine rağmen, Mersin’den de başka illere taşınmıştır. 10 Aralık 2011 tarihinden sonra gelen yaklaşık 100 aile ile birlikte toplam 14533 kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca Van Valiliği aracılığı aracılığıyla Mersin Valisine gelip Silifke Kapızlı bölgesinde bulunan İçişleri Bakanlığı ve 23 nisan tesislerinde yaklaşık olarak konaklanan 1500 kişi ile mevcuttur. Yine herhangi gibi bir yere başvurmayan kendi imkânlarıyla ev tutan veya Vanlı akrabalarının yanına yerleşen pek çok aile bulunmaktadır.  Bizim tespitlerimize göre kayıtlı ve kayıtsız toplam 20.000 kişiye Mersin’e göç etmiş durumdadır.

Mersin’e gelen depremzedelerin sorunları ve ayrımcılık uygulamaları:
Mersin’e gelen depremzedeler en çok Akdeniz Belediyesi Afet kriz masasına başvurarak ihtiyaçlarını ve sorunlarını çözmeye çalışmaktadır. Diğer kamu kuruluşlarına başvursa da onlar da depremzedeleri Akdeniz Belediyesine yönlendirmektedirler. Mersin Valiliği Van Valiliğinin gönderdiği listede yer alan 1500 kişiyi söz konusu kamu kuruluşlarının tesislerinde barınma imkânı sağlamaktan başka diğer depremzedelerle yeterince ilgilenmemektedir. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Toroslar, Yenişehir, Mezitli Belediyeleri “biz Valilikten bir emir almadan hiç bir şey yapamayız.” Denilerek bu insanlık dramına seyirci kalınmaktadırlar. Sözün kısası bu kadar büyük bir depremzede kitlesinin sorunların çözümü Akdeniz Belediyesinin sırtına bırakılmıştır. Mersin Valiliği başta olmak üzere Mersin kamu yönetimi çözüm üretmekten uzak durmuş depremzedelerin Vanlı ve Kürt olması yani kimliklerinden dolayı kamu yönetimin imkânları olduğu halde imkânlarını kullanmamış olması ve kayıtsız kalması depremzedelerde ayrımcılık yapıldığı algısını oluşturmuştur. Görüştüğümüz birçok kişinin, “Biz Kürt olmasaydık devlet bize daha farklı yaklaşırdı” söylemi, ayrımcılık algısını en önemli kanıtıdır.  

Aynı şekilde Silifke Kapızlı tesislerinde Valilikçe yerleştirilen aileler tesis dışına çıkışları zorun teşkil etmektedir. Ziyaretlerine gelen yakın dost ve akrabalarını tesislerdeki evlerine alamamaktadırlar. Ancak dış kapıda görüşmektedirler. Bu durum depremzedeler arasında “esir kampında yaşıyoruz” söylemine neden olmaktadırlar. “Aşağılandıklarını ve onurlarının kırıldığını” söylemektedirler. Ayrıca depremzede çocukların okuduğu ATAKENT ÇOK PROĞRAMLI LİSE ve KAPIZLI RASİM BOZBEY İLKÖĞRETİM OKULU’nda yerleşik halkın öğrencileri “biz sizi burada istemiyoruz, okulumuzu terk edin defolun” denilmiş ve bu uygulama ve bu ayrımcılık söylemi daha sonra eyleme dönüşerek ATAKENT GAZİ ÇOK PROGRAMLI LİSE’de 6 depremzede öğrenci saldırıya uğramış ve çeşitli yerlerinden yaralanmışlardır. (Ömer ÇELİK, Cihan GÜLEN, Gürkan ÇEÇEN, Kadir KAYA, Salih TUNAR, Yusuf KAMAR).
Olaya ilişkin öğrenciler Atakent Sağlık merkezine kayıtları mevcut olup öğrenci aileleri Atakent jandarmaya şikâyette bulunmuşlardır. Olayla ilgili görüştüğümüz Valilik, Kaymakamlık yetkilileri “olayı inceliyoruz gerekli soruşturma yapılıyor” denilerek kanımızca gerçek anlamda bir soruşturmanın yapılmadığı ve sorunun geçiştirildiği suçluları cezasız kaldığı görülmektedir. Okullarda  “depremzede çocuklarını istemiyoruz.” Söylemleriyle depremzede aileler çocuklarını tedirginlik içinde okullarına göndermektedirler.

Kamu tesislerinde konumlandırılan ailelerle görüştüğümüzde bize bilgi vermekten kaçındıklarını gördük. Gerekçesini öğrendiğimizde tesisteki görevli yöneticilerin “gelen basın kuruşlarına ve sivil toplum örgütlerine bilgi veren kişileri geri gönderileceğiz, ya da buradan atılacağız tehditleri yapıldığı” aileler tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca tesis giriş-çıkışlarında sorun yaşadıklarını, görevliler tarafından hakarete uğradıklarını ve azarlandıklarını belirtmektedirler.

Diğer önemli Sorunları;

Mersin ilçelerine yerleşen ailelerin tamamı barınma sorunları çözülmüştür. Yaşamsal ihtiyaçları için gerekli olan; soba, mutfak ocağı, yatak, yorgan, battaniye, kilim, halı, gıda vs gibi Akdeniz Belediyesi Afet Kriz Merkezi tarafında temin edilmiş olsa da günlük yaşamlarını idame etmede yetersiz kalınmıştır. Depremzedeaileler tam anlamıyla yoksunluk sendromu yaşamaktadırlar. Akdeniz Belediyesi ve kısmen kaymakamlıkların dağıttığı gıdalar tükenmiş durumdadır. Depremzedelere verilmesi gereken kira yardımı elektrik su vb. yardımlar pek çok gerekçeyle verilmemektedir. Gerekçeler arasında, kayıtlarda aile reisinin SSK ve Bağ-kurlu olduğu ve sosyal güvencesi olduğu için de gerekli yardımın yapılamayacağını yetkililer söylenmektedir. Oysa bu kişilere özel sektörde SSK’lı ya da kendi iş yerlerinde Bağ-Kurlu olması depremden sonrasında hem SSK hem de Bağ-Kur primleri yatmamaktadır. Sosyal güvenceleri anlamsız hale gelmiştir ve depremzedelere herhangi bir faydası yoktur. Diğer bir sorun; Mersin Valiliği ve Kaymakamlıklara başvuran ailelere ‘Van Valiliği’nin gönderdiği listelerde adınız yok. Size bir şey yapamayız’ diyerek geri çevirmektedirler. (Van Valiliği’nin Mersin Valiliği’ne gönderdiği listede 2 bine (2.000) yakın isim bulunmaktadır).
Eğitim alanında, aileler öğrencilerini okullara kayıt yaparken fazla bir sorunla karşılaşmadıklarını tespit etmiş bulunuyoruz. Ancak “öğrencilerin yeni okullarında okul formasının yeniden almak zorunda kaldıkları ve yokluktan kaynaklı alamadıklarını” ifade etmektedirler. Sağlık hizmetlerinde sağlık kuruluşlarında muayene olmak ve tetkik yapmakta fazla bir sorun yaşanmadığını, ancak eczanelerde ilaç alırken yeşil kartlı olanlar sorun yaşadıklarını zaman zaman ilaç ve tıbbi malzeme bedellerinin kendileri tarafından ödemek zorunda oldukları ifade edilmektedir, gerekçe olarak da  “yeşil kartlar İl dışında misafir olarak bir defa ilaç bedenlerini ödene bildiğini” söylenmektedir  

Mersine yerleşen Vanlı depremzedelerin tamamına yakın kişiler ilk gelişlerinde eldeki sınırlı nakit paraları tüketmişlerdir, aynı zamanda depremzedelerin sorunları kamuoyun gündeminden düşmüş, yerleşik halkın yardımları da azalmıştır. Bu nedenlerden dolayı depremzedeler dramatik bir şekilde açlık la karşı karşıyadırlar. Önlem alınmasa gerekli yardımlar yapılmazsa önemli sosyal olaylara neden olacak depremden kaynaklı psiko-sosyal durumları daha da ağırlaşacak ve yeni trajedilere neden olacaktır.

Bir kaç önerimiz;
1- Vanlı depremzedelerin en çok yerleştiği Mersin’de Merkezi hükümetçe bir kaynak fon ayırmalı, ayrımsız herkese kira elektrik, su ve yakacak yardımı yapılmalı, aileler düzenli olara 15 günlük ya da aylık gıda ihtiyaçları temin etmelidir.
2- Depremzede ailelerin psikolojik sorunlarını çözmek amacıyla geçici psikolojik danışma merkezleri oluşturulmalı. Özellikle kadın ve çocuklarla ilgili psikolojik destek hizmetleri verilmelidir.
3- Nisan 2012 tarihinden itibaren Van’a geri dönüşlerin başlayacağını düşünerek geri dönenlere yönelik Mersin Valiliği’nce dönüş yol giderleri karşılanması için ön hazırlıkları yapılmalı ve kaynak ayırmalıdır.
4-Mersin’de okuyan Vanlı depremzede öğrencilere dönem boyunca aylık okul harçlığı verilmeli, bu görev ve sorumluluk okulların yönetimine verilmelidir.

AKDENİZ GÖÇ-DER
YÖNETİM KURULU

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.