STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu “Yargıda Cinsiyetçilik” raporunu yayımladı

Güncelleme Tarihi 14.06.2017

"Yargıda Cinsiyetçilik Raporu"nda, Kadın Cinayetleri Platformu'nun takip ettiği davalar üzerinden, 2017 yılı Ocak-Nisan ayları arasında OHAL şartlarında yargıda yaşananları kadın ve çocuk hakları bakımından değerlendirilmektedir.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2017 yılı Ocak -Nisan ayları arasında, 5 davaya müdahil olarak katılmakla birlikte toplam 88 dava, 105 duruşma takibi gerçekleştirdi. Bunlar içinde 23 dava sonuçlandi. 12 davada indirim uygulanmadı, 11 davada ise indirim ya da serbest bırakma gibi cezasızlığa neden olan kararlar verildi.
“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2010 yılından itibaren öldürülen, şiddete ve cinsel şiddete maruz bırakılan kadınların davalarını takip etmekte, bu yolla yargıda cinsiyetçiliğe karşı adalet mücadelesi yürütmektedir. 2015 yılından itibaren Türkiye’de kadın ve çocuk hak ihlallerinin artması ve çeşitlenmesiyle beraber takip edilen davaların da kapsamı genişlemiş, sayısı artmıştır.
Platformun bu raporunda, takip ettiği davalar üzerinden, 2017 yılı Ocak-Nisan ayları arasında OHAL şartlarında yargıda yaşananları kadın ve çocuk hakları bakımından değerlendirilmektedir.

Genel Olarak OHAL Döneminde Hak İhlalleri ve Kadınlara Etkileri

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 200 den fazla kişi hayatını kaybetti, 2000 den fazla kişi yaralandı. İlk olarak üç ay süreliğine ilan edilen olağanüstü halin süresi üç kez uzatılarak kapsamı genişletildi. Hükümet kanun hükmünde kararnameleri, sivil toplum örgütleri ve diğer kuruluşların kapatılmasından, kamu görevindekilerin toplu bir şekilde ihraç edilmesine ve hatta araç sahiplerine kışın kar lastiği kullanımının yasal olarak zorunlu tutulmasına dek her şey için kullandı. Son raporlara göre 50 bin kişi gözaltına alındı, içlerinde çok sayıda siyasetçi, gazeteci, aydın, yazar olan 25 bin tutuklu insan var, 100 binden fazla kamu çalışanı işinden ihraç edilmiş durumda. Yaklaşık 5000 kurum kapatıldı, onlarca belediyeye kayyum atandı, çok sayıda işkence iddiası gündem geldi (1,2).
Şiddetin ve çatışmalı durumların yükseldiği tüm olağanüstü durumlarda olduğu gibi kadın hak ihlallerinde artış yaşandı. Hak arayışına ihtiyacın arttığı koşullar yaşanmasına rağmen hak arama kanalları da tıkandı. Bu süreçte KHK’lar ile hiçbir gerekçe gösterilmeden yargı yolu da kapatılarak, 50’yi aşkın kadın örgütü, kadın haber ajansı JİNHA bir gecede kapatıldı, kapılarına mühür vuruldu, mal varlıklarına el konuldu.
Kamu kurumlarından ihraç edilenlerin %20’sini kadınlar oluşturdu. Üniversitelerden atılan kadın akademisyenler, polis şiddetine maruz kaldı. İşine dönmek için açlık grevi yapan Nuriye Gülmen’in sağlığı kritik sınıra yaklaşmışken gece yarısı evi basılarak gözaltına alındı, tutuklandı, onunla dayanışmak isteyen çok sayıda kadın polis şiddetine uğradı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, OHAL döneminde koruma tedbirlerinin uygulanmamasına, kadın cinayetlerinde artışa ve nitelik değişikliğine dikkat çekti. Cinayetler, daha zalimane yollarla (eve bomba koymak, ateşli silah kullanımında artış, eziyet ederek öldürme vb) işleniyor ve faili meçhul oranı artıyordu. Platform “ OHAL dönemiyle beraber 15 yaşından küçük kız çocuklarının da erkekler tarafından öldürülmesine şahit olduk” tespiti yaptı (3).
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları OHAL nedeniyle yasaklandı. Buna rağmen kadınlar sokağa çıktı, kutlamalar yaptı, dünya kadınlarıyla beraber uluslar arası grev eylemine katıldı. Bazı illerde kadınlar gözaltına alındı.
Cinsel suçlar arttı, cezalar azaldı. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı 2016 yılı adli istatistikleri son yıllarda cinsel suçlarda arttığını, verilen cezaların ise azaldığını ortaya koydu (4).
OHAL ile Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) değiştirildi ve uzlaştırma kapsamına giren suçların kapsamı genişletildi. Kadınların şiddet faili erkeklerle ilgili yaptıkları şikâyetlerin başında gelen tehdit suçu uzlaştırma kapsamına alındı, bu su. Söz konusu olduğunda erkeklerin cezasızlık zırhıyla kuşanması kolaylaştırıldı.
Ayrıca İstanbul Sözleşmesi (Madde 48) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından cinsel saldırı/çocukların cinsel istismarı suçları, uzlaşma kapsamında yer almamasına rağmen, uygulamada mağdurun daha en başında faille uzlaşmaya, barışmaya teşvik edildiği koşullarda; şikayetçi olması, yargılamaya etkin katılması, bu süreci yürütme konusunda istekli ve kararlı olması mümkün olmamakta ve bu durum fiili cezasızlığı arttırmaktadır (5).

OHAL sürecinde Aile Bakanlığı ve kamu kurumlarında kadınlar, mülteci kadınlar, çocuklar ile ilgili projeler durma noktasına geldi. Bakanlıklar proje ve çalışmalarını, artan hak kayıplarını önlemek yerine sadece 15 Temmuz gecesi mağdur olanlar üzerinde yoğunlaştırdı.
OHAL sürecinde çocuğa yönelik ihmal ve suçlar arttı, Aladağ’da cemaat yurdunda 11 öğrenci yanarak can verdi. Her gün okul ve yurtlardan çocuk hakları ihlali haberi duyulmaya başlandı. Çocuk cinsel istismarında artış yaşanmasına karşın, istismar mağduru çocukların örselenmeden ifade süreçlerinin tamamlanmasını sağlayan ÇİM(Çocuk İzlem Merkezi) işleyişi 15 Temmuz sonrası yargıda yaşananlar, personel yetersizliği nedeniyle aksadı. Mağdur çocuklardan duruşma öncesi fail ile karşılaşma kaygısı nedeniyle kalp krizi ve intihar nedeniyle hayatını kaybeden çocuklar oldu. Bununla beraber Meclis’e getirilen “Çocukların cinsel istismarı” konusunda cezasızlığın önünü açacak TCK Değişiklik Önergesi, OHAL baskı koşullarına rağmen kadınların dinmeyen tepkisi ve eylemleri ile durduruldu.
Kadınlar zor olanı başarmanın başka örneklerini de verdiler: OHAL ile birlikte kadınların yaşam tarzına yönelik saldırıların artmasına, Ayşegül Terzi’nin otobüste, Ebru Tireli’nin parkta erkek şiddetine maruz kalmasına sessiz kalmayan kadınlar, modern hakları ve laiklik için onlarca ilde eylemler yaptılar. Hükümet “yaşam tarzı özgürlüğü” konusunda açıklamalar yapmak zorunda kaldı.
Kadınların adalet mücadelesi ve dava takipleri ile emsal kazanımlar da oldu: Açılması zor görülen işyerinde taciz davası Zuhal Güneş’le birlikte kadınların kararlı direnişi ile açıldı. Hayatta kalabilmek için şiddet uygulayan kocasını öldürmek zorunda olan Çilem Doğan kadınların mücadelesi sonucu tahliye edildi. Yakılarak öldürülen Hande Kader’in ardından tüm toplum nefret cinayetinin ne demek olduğunu gördü ve sokağa çıktı, belki de uzun zamandır ilk kez LGBTT hareketinin taleplerini gerçekten anladı.

  1. OHAL Bilançosu, Hak İhlalleri Raporu
  2. Gelecek Karanlık, Amnesty İnternational TR Raporu
  3. https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/kategori/veriler
  4. http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/istatistik_2016/istatistik2016.pdf
  5. İnsan Hakları Ortak Platformu Kadın ve Kız Çocuklarına Karşı İşlenen Cinsel Şiddet Suçlarında Cezasızlık Sorunu Raporu

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Davaları Analizi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2017 yılı Ocak–Nisan ayları arasında, 5 davaya müdahil olarak katılmakla birlikte toplam 88 dava, 105 duruşma takibi gerçekleştirmiştir.

Bunlar içinde 23 dava sonuçlanmıştır. 12 davada indirim uygulanmamış, 11 davada ise indirim ya da serbest bırakma gibi cezasızlığa neden olan kararlar verilmiştir.

  • Genel olarak karara bağlanan dava oranı düşüktür ve aylara göre incelendiğinde kararın “ertelenmesi” eğilimin giderek yükseldiği görülmektedir. Nisan ayında görülen 23 dava, 26 duruşma takibinde 13 duruşma “erteleme kararı” ile sonlanmıştır. Bazı davalarda da OHAL’den kaynaklı hakim/mahkeme heyeti değişikleri ile karşılaşılmıştır. Bu şekilde uzayan yargı süreçlerinin ikincil hak ihlallerine neden olduğu, kadın ve çocukların gereksinim duydukları adaleti daha çok geciktirdiği görülmektedir.
  • Kadın örgütlerinin duruşma takip etmeleri ve özellikle davaya müdahil olarak katılmaları yargı sürecini kadınlar lehine etkilemekte, bunun sonucunda hukuki kazanımlar da elde edilmektedir.
  • Kadın örgütlerinin duruşma takip etmesi ve davaya müdahil olarak katılması yargı sürecini kadınlar lehine etkiliyor, hukuki kazanımlar sağlıyor.  CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi’ne(Madde55/2) göre tüm davalarda kabul olması gereken katılım talebi 5 davada kabul edilmiş ancak tüm davalarda İstanbul Sözleşmesi’ne atıfla dilekçe verilerek uluslar arası hukukun yargı sürecine girmesi sağlanmıştır. Kadınların adalet mücadelesiyle, cezasızlığa neden olan indirimlerin önlendiği birçok dava kararı da vardır.
  • Dava kararlarının yanı sıra duruşmalar sırasında kadınlar lehine başka örnek olaylara da rastlanmaktadır. N.B.Y -05.04.2017/Mersin Adliyesi/ Cinsel İstismar Davası’nda sanıkların avukatına duruşma esnasında kullandığı hakaretvari ve cinsiyetçi dilinden dolayı mahkeme başkanı tarafından dava açılması bu dönemde iyi bir emsal oluşturmuştur.
  • İndirim uygulanan davalarda ise en sık tekrarlanan cezasızlık gerekçelerini yine “haksız tahrik” ve “iyi hal indirimi” oluşturmakta, çocuğa cinsel istismarda bile “saygın tutum” nitelemesiyle iyi hal indirimi uygulanabilmektedir.
  • İndirim uygulamanın bir başka yolu, ceza artırımına gidilmesi gerekli hallerde (eziyet ederek öldürme, kötü muamele, sanıktan daha önce şikayetçi olunması, kadının koruma başvurusu olması, güç/imtiyaz ilişkisinin kötüye kullanılması vb) gerekli üst sınırdan cezanın verilmemesidir.  
  • Son dönemde göze çarpan bir başka cezasızlık pratiği, verilen cezanın da ertelenmesi ve serbest bırakma eğilimidir. Kamuoyu vicdanını rahatsız eden Ayşegül Terzi, Ebru Tireli gibi davalarda sanıklar tüm kadınların güvenliğini tehlikeye atmak anlamına gelecek biçimde serbest bırakılabilmiştir. Beraat ya da serbest bırakma kararlarında genelde “yeterli delil yetersizliği” gerekçe gösterilmektedir.  
  • Duruşmalarda rastlanan bu sonuçlar, Platformun TCK ve Ceza İnfaz Kanunu için önerdiği ve halen Meclis’te beklemekte olan – indirimler, ayrımcılık ve nefret suçları ve bu suçların infazıyla ilgili Madde Tekliflerinin geçerliliğini bir kez daha göstermiştir.

Davaların Kapsamı:

“Kadın cinayeti”, “ölüme sebebiyet verme”, “cinsel şiddet”, “çocuk istismarı”, “şiddet”, “ileti yoluyla hakaret ve tehdit”, “halkı kin ve düşmanlığa sürükleme”, “basit yaralama” ” cinsel istismar”, “tehdit”, “hürriyetten yoksun kılma”,”darp”,”cinsel saldırı”, “intihara yönlendirme”

  • 5 davada,  koruma kararı olmasına rağmen kadınlar zarar görmüştür.
  • 11 davada kadınlar Boşanma/Ayrılık/ Reddetme  talepleri bahane edilerek zarar görmüştür.

Davaların Görüldüğü Adliyeler: 

Adana, Ankara, Aydın Söke, Balıkesir,  Bolu, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul,  İzmir, Kocaeli, Kocaeli Gebze, Manisa Akhisar, Manisa Alaşehir, Manisa Kırkağaç, Manisa Turgutlu, Manisa, Mersin, Muğla,  Samsun Bafra, Tekirdağ, Yozgat Boğazlıyan Adliyeleri. “

Sonuçlanan Davalar:

VEGASTE

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.