TechSoupTR
Arama
Birlikte
Destek Noktası
Video Köşesi
Facebook Twitter Linkedin Instagram Youtube

İHD 2019 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri Raporu

Güncelleme Tarihi 02.06.2020
İnsan Hakları Derneği (İHD), "2019 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri Raporu"nu yayınladı. Raporda 2019 yılı içerisinde 440 yaşam hakkı, bin 447 işkence ve kötü muamele ihlali yaşandığı bilgisi yer aldı. Yine rapora göre 344 toplantı ve gösteriye müdahale edildi ve bu müdahalelerde 3 bin 935 kişi kaba dayak ve kötü muameleye maruz kaldığını beyan etti.

Raporda, “Türkiye’nin son beş yılı rejimin giderek otoriterleştiği ve resmi ideolojinin tam olarak hayata geçirilmeyi çalışıldığı bir dönem oldu” tespiti de yer aldı.

“Otoriter Yönetimde Israra Karşı Toplumsal Muhalefetin Direnişi” alt başlığını taşıyan 23 sayfalık raporda ihlaller, şu başlıklar altında sıralandı:
 
Kalıcılaşan OHAL rejimi, yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele, cezaevleri, Kürt sorunu, kişi özgürlüğü hakkı ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve insan hakları örgütleri ve savunucular üzerindeki baskılar, toplantı ve gösteri özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı ihlalleri, kadına yönelik şiddet sorunu, mülteciler / sığınmacılar / göçmenler, ekonomik ve sosyal haklar.
 
“2019 yılı hak ihlal raporu gösteriyor ki, insan hakları ve demokrasi mücadelesi artarak devam edecektir” cümlesiyle sona eren raporun giriş bölümünde şu değerlendirmeler yer aldı:
 
“21 Temmuz 2016’da başlayan OHAL rejimi 19 Temmuz 2018 tarihinde sona erdirildi. Ancak, 31 Temmuz 2018’de yürürlüğe giren 7145 sayılı kanunla OHAL adeta 3 yıllığına uzatılmış oldu. Dolayısıyla 2019 yılı da aynı zamanda OHAL düzenin sürdürüldüğü bir yıl oldu.
 
“Kürt sorunun çözümsüzlüğü ve silahlı çatışmaların devamına rağmen yerel seçimlerden sonra 19 Ağustos 2019 tarihinde Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadığı büyükşehirlerden Diyarbakır, Van ve Mardin belediye eş başkanlarının görevden alınıp Valilerin görevlendirilerek kayyım atanması siyaseti, seçmen iradesinin ve dolayısıyla seçimlerin geçersiz sayılması sonucunu doğuran otoriter rejimin en belirgin özeliği oldu.
 
“Kayyım atama siyaseti HDP’lilerin yanı sıra CHP’li belediyeleri de kapsayacak şekilde 2019 yılı ve 2020 yılı boyunca da devam ettirildi.
 
“Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları sorunlarının büyüklüğü karşısında AİHM’in göstermiş olduğu tutum ibret vericiydi. Demirtaş ve Kavala davaları ile sınırlı olarak verilen ihlal karalarının gereği bile yapılamadı.
 
“Hukukun üstünlüğü ilkesinden uzaklaşan AİHM’in kendisine dava gelmemesi için sürekli olarak Türkiye’deki Anayasa Mahkemesini işaret etmesi insan hakları değerlerinin korunmasında yaşanan aşınmayı çok net olarak ortaya koydu.”
 
Raporun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız. 
 
Paylaş
Bu web sitesi Avrupa Birliğinin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği'nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.