TechSoupTR
Arama
Birlikte
Destek Noktası
Video Köşesi
Facebook Twitter Linkedin Instagram Youtube

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği BM Özel Raportörü'nün Koronavirüsle ilgili Demecini Türkçeye Çevirdi

Güncelleme Tarihi 02.04.2020

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, BM Özel Raportörü T. Achiume'nin koronavirüs ile mücadelede ırk ayrımcılığı üzerine demecini Türkçeye çevirdi. Achiume'nin açıklamasında “Hükümetler COVİD-19 pandemisiyle mücadele ederken, yabancı düşmanlığı ve ırk ayrımcılığına alan açmamalı." denildi. 

Açıklamanın çevirisi şöyle;

“Hükümetler COVİD-19 pandemisiyle mücadele ederken, yabancı düşmanlığı ve ırk ayrımcılığına alan açmamalı.”

(Gayriresmi Çeviri)

CENEVRE-  (23 Mart 2020) – “Hükümetler COVİD-19 pandemisiyle mücadele ederken, yabancı düşmanlığı ve ırk ayrımcılığına alan açmamalı ve tüm devlet politikaları ile verilen mesajlar, yabancı düşmanlığı ve ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmaya dönük olmalı,” diyen BM Irk Ayrımcılığı Özel Raportörü E. Tendayi Achiume sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Koronavirüs pandemisi gibi krizler, bize birbirimizle bağlantılı olduğumuzu ve refah durumumuzun da birbiriyle bağlı olduğunu hatırlatıyor.

ABD Başkanı dâhil olmak üzere, devlet yetkililerinin COVİD-19 koronavirüs için alternatif isimler üretmelerine tanıklık etmek korkutucu. Bu yetkililer, virüsün uluslararası düzeyde kabul görmüş ismini kullanmak yerine, coğrafi referanslı (genellikle virüsün Çin’de ortaya çıkmasına referans veren) yeni isimler kullanıyorlar.

Koronavirüs için, coğrafi isimler kullanmak giderek ve bilinçli bir şekilde yerleşikleştiriliyor, bu da ırkçılığı, yabancı düşmanlığını büyütüyor. Bu durum, Çin ya da diğer Doğu Asya ülkelerinden insanların ya da öyle oldukları zannedilen kişilerin damgalanmasına ve izole edilmesine hizmet ediyor.

Bu sorumsuz, ayrımcı devlet retoriği küçük bir mesele değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2015’te belirttiği gibi: ‘Hastalık isimleri, doğrudan etkilenen insanlar için oldukça önemli.’ … ‘Bazı hastalık isimleri, bazı dini veya etnik toplulukların üyelerine karşı tepki yaratabilir.’ … ‘Bunun, insanların yaşamları ve geçim kaynakları üzerinde ciddi sonuçları olabilir.’

Bu sonuçlar karşımıza çıkmaya başladı bile. Geçtiğimiz iki ayda virüsle ilişkili olarak, Çin ya da diğer Doğu Asya ülkelerinden insanlar ya da öyle oldukları zannedilenler, ırkçı ve yabancı düşmanı saldırıların hedefi haline geldiler. Bu saldırılar, nefret söyleminden hizmetlerin engellenmesine, hatta acımasız şiddet eylemlerine kadar ulaştı.

COVİD-19 ile ilgili sosyal medya kaynaklı ırkçı ve yabancı düşmanı ifadeler; incitici nefret söylemlerinin, ayrımcı klişelerin ve komplo teorilerinin yaygınlaşmasını da beraberinde getiriyor. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, COVİD-19’u belirli ulusal veya etnik gruplara atfetmeye çalışan liderler, ırkçı ve yabancı düşmanı retoriği kendi siyasetlerinin merkezinde tutan milliyetçi ve popülist liderlerin ta kendisi.

COVİD-19 salgınına karşı verilen damgalayıcı, dışlayıcı ve belirli bir grubu şiddete açık hale getirecek siyasi yanıtlar; gayriahlakidir; mazur görülemez ve devletlerin yerine getirmesi gereken uluslararası insan hakları yükümlülükleriyle bağdaşmaz.

Buna ek olarak, korkuyu besleyen ve tüm insanların eşitliği fikrini zedeleyen tüm bu siyasi retorik ve politikalar, salgınla mücadele açısından da ters tepmektedir. COVİD-19’un yayılmasıyla mücadele etmek ve bunu etkili bir şekilde tedavi edebilmek için, bireylerin herhangi ayrımcılık korkusu yaşamadan; doğru sağlık danışmanlığına ve yeterli sağlık hizmetine erişimi olmalıdır.

Geçtiğimiz günlerde andığımız Uluslararası Irk Ayrımcılığıyla Mücadele Günü vesilesiyle bir kez daha devletler, herkes için eşitliği sağlama konusunda kat etmemiz gereken mesafeler olduğu gerçeğini kabul etmeli ve buna uygun şekilde karşılıklı yükümlülüklerimizi teyit etmelidir. Dünyanın dört bir yanındaki devletlerin salgınla mücadele konusunda ortak çabaları genişlerken, tüm aktörleri, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı karşıtlığını da içerecek şekilde bütüncül bir sağlık ve refah anlayışı ile çalışmalarını yürütmeye çağırıyorum.”

Metnin PDF formatı için lütfen tıklayınız. 

Paylaş
Bu web sitesi Avrupa Birliğinin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği'nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.