TechSoupTR
Arama
Birlikte
Destek Noktası
Video Köşesi
Facebook Twitter Linkedin Instagram Youtube

Cumhuriyet - 11.12.2005

Güncelleme Tarihi 12.10.2010

Esintiler
Zeynep Oral

Şiddete Son, Ayırımcılığa Sondan Geçer

Dört bir yanımız şiddetle sarılı.

Toplumsal şiddeti bireysel şiddete dönüştürmek an meselesi. Hayır hayır, yanlış söyledim. Bireysel şiddeti, toplumsal şiddete dönüştürmek an meselesi... Hayır yine yanlış: Toplumsal şiddetle bireysel şiddet artık iç içe... Biri ötekinden ayrılmıyor...

Sevgili Okurlar, siz bu yazıyı okuduğunuzda ben Diyarbakır'da olacağım. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi'nin düzenlediği, yerel organizasyonu KA.MER'in üstlendiği ''Şiddete Karşı Kadın Buluşması'' nda... İki gündür, dün ve bugün, kadınlara karşı şiddetin her türü masaya yatırılmış olacak.

Diyarbakır buluşması için ''Evde, okulda, sokakta, kışlada, gözaltında şiddete son'' diye yola çıkılmış. (Şu son günlerde yaşadıklarımızdan, çalıştığım gazeteye karşı kimilerinin kin ve öfkesini gördükten sonra, her an içimden ''Medyada şiddete son'' , ''Kitapta şiddette son'' , ''Yazıda şiddete son'' , ''Sözlerde şiddete son!'' diye eklemekten kendimi alamıyorum.) Diyarbakır'daki kadın buluşmasının ayrıntılarını, dönüşümde nasılsa sizlerle paylaşacağım, şimdi Diyarbakır'a uçmadan yazdığım bu yazıda vurgulamak istediğim şu:

Bu ülkede kadına karşı her tür şiddet bunca yaygın ve sistematikse ve öldürmeyle sonuçlanan korkunç boyutlara ulaşabiliyorsa, bunun nedeni toplumda şu ya da bu nedenle 'olağan' , 'sıradan' karşılanmasındandır. Kanıksanmış olmasındadır.

Neden mi 'olağan' karşılanır? Her zaman bir mazeret bulunur da ondan: Ekonomik, dinsel, toplumsal, kültürel mazeretler diye açıklanır... Oysa bütün bunlar aslında politik mazeretlerdir. Gücünü ayırımcılıktan alan politikaların ürünüdür.

Bunu böyle değerlendirmedikçe sorunun temeline inemeyiz. Ayırımcı politikalar üretip uyguladıkça şiddeti önleyemeyiz.

Önce her alanda ayırımcılığa son!

Güldünya'ya sesleniş

Güldünya adını artık bilmeyenimiz yok. Ailenin 'namusu' nu temizlemek için, ailesi tarafından 2004'te öldürülen Güldünya... Teyzesinin damadının tecavüzüne uğrayıp hamile kaldığı için kardeşleri tarafından öldürülen Güldünya... Namus temizleme gerekçesiyle öldürülen kadınlardan yalnızca biri...

Her seferinde olduğu gibi o günlerde de hop oturduk hop kalktık. Her seferinde olduğu gibi hükümet yetkilileri yine sus pus oldular. Ama Güldünya, o güne dek namus cinayetlerini görmezden gelenler tarafından bile görüldü, çeşitli kurumların bu konuya eğilmesinde önemli bir rol oynadı.

Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) Türkiye Şubesi, 'Kadına yönelik şiddete son' kampanyası çerçevesinde, 'namus' kisvesi altında işlenen cinayetlerle ilgili duyarlığı arttırmak amacıyla 'Güldünya'ya Sesleniş' başlıklı bir mektup yarışması düzenliyor.

Yarışmada yaş ve cinsiyet kısıtlaması yok. En önemli ölçüt şöyle belirlenmiş: ''Yazım dilinin toplumsal cinsiyet duyarlı olması ve kadına yönelik şiddeti olağan bulan, kabul eden ve kabullenen toplumsal bakış açısının değişmesine yönelik bir yaklaşımla yazılması...''

Yarışmayla ilgili ayrıntılı bilgileri www.amnesty-turkiye.org sitesinden ya da 0212.258 43 67 numaralı telefondan alabilirsiniz. Benden duyurması...

Paylaş
Bu web sitesi Avrupa Birliğinin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği'nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.