Birlikte
STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Birgün - 30.09.2006

Güncelleme Tarihi 08.10.2010

STK'lerde karşılıklı öğrenme süreci üzerine

ADNAN GENÇ
Belediyeler mutlaka bir STK merkezi yapacak; kuruluşunu, işletimini ve çalışanının maaşını karşılayacak ama yönetimini bütünüyle STK gönüllülerine bırakacak.

Aslında öğrenmenin sonu yok. Önemli olan öğrenirken ilkesel ve yöntemsel davranışı geleneksel hale getirebilmek ve bunu sürekli/paylaşılabilir halde tutmak, diye düşünüyorum... Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) ile sürdürdüğümüz çalışma; katılımcılığı ve şeffaflığı öğrenmenin de gerektiği yönünde bir atölye çalışması yapılmasını zorunlu kıldı. Gelecek toplantımız Mardin/Kızıltepe'de ve Porto Allegre'nin öğrettikleri üzerinden Türkiyeli uygulamaları konuşacağız bir de daha sonra İzmir/Seyrek'de yapacağımız toplantıda; katılımcılık nasıl geliştirilebilir, yönlü bir başka atölye çalışması yapacağız. Biz çoğulunu kullanıyorum, çünkü; bu çalışmada hem gazeteciyim hem de STK gönüllüsü...

Bugün kısa kısa üç ilçenin sunuşlarından söz edeceğiz... Yoksul Nevşehir/Kaymakh'dan, yeni bir belediye İzmir/Seyrek'ten ve büyüme sorunları yaşayan Samsun/Gazi'den... Bu kısa girizgâha şöyle bir özel not eklemeliyim: STGM yöneticileri; öncelikle partileri açısından farklılık da taşırsa iyi olur diye düşünmüş... Ama çalışma sırasında bunun hiç de önemli olmadığını; katılımcıların ortak çalışma adına bir arada olmaya zaten uyumlu oldukları ortaya çıktı... Bir diğer seçici kriter olarak da kadın belediye başkanları yönünde 'pozitif ayrımcılık' uygulanmış. Kızıltepe ve Seyrek başkanları kadın... Ama çalışmaya katılan toplam içinde; belediyeden ve STK'lardan gelenlerin çoğunluğu da kadın: Çiftçi de var, mühendis de... Bir de kimse siyasi pozisyon almadı... Zaten gerekmiyordu... Bir tek biz Beyoğlu'ndan gelenler ve özellikle ben, "Bana bakın, ben solcu herifin tekiyim; yetmezmiş gibi bir de gazeteciyim. Ayağınızı denk alın. Fena yaparım" falan, dememi kimse dikkate almadı... "Kafamı bozarsanız, iner otelin köşesinde beklerim" diye, ezber şaşırtayım dedim. Gene olmadı. Sadece Kaymaklı Belediye Başkanı, "Hocam, biz de buraları iyi biliriz" deyip, pozisyon almadı değil... Şaka bir yana, dostça bir ortamda bilgilerimizi çarpıştırdık; görgümüzü paylaştık... Devam edelim...

SAMSUN/GAZİ, ÇÖZÜMÜ BİLİYOR ARTIK
Gazi Belediyesi'nden gelen üç genç başkan danışmanı vardı: Muhammet Soylu, Adnan Aslan ve Barış İpek... STK temsilcileri ise son gün çıkan acil işleri nedeniyle geri kalmışlar. Ama bir gerçeğin altını çizerek söze başladı Gazi temsilcileri: "STK yok, ha deyince de örgütlenmiyor bu halk"... Bir sorun üzerinden bir araya geliniyor ama sorun giderilemez halde gibiyse umutsuzca dağılıyor ya da bir kişinin üzerine yıkıp, kenara çekiliyorlar. Bu gerçek küçük beldelerin hepsinde var. Gazi, genç danışmanlar üzerinden çok şanslı. Çünkü, hem bu deneylerden hem de ilçelerini iyi okuyabiliyor olmalarından dolayı gelişme sağlamışlar. Klasik girişim olarak; kadın, gençlik ve engelliler koordinasyon merkezleri oluşturmuşlar. Ama her yerde olabilen hayhuy burada da çıkmış: Engellilerin 19 derneği var ve hepsi birbirine küsmüş, başlarda... Çünkü bir sorun analizi çalışması yapılmış ve şu gerçek ortaya çıkmış: 19 derneğin yirmişer sorunu var ki, onbeşi aynı sorun... Gidermek konusunda ortaklaşılacak. Başka çareleri yok... Bu nedenle Özürlüler Beraber Yaşam Merkezi inşa edilmiş... Ayrıca bir ilginç saptama burası için de söz konusu: İlçede 800 dernek bulmuşlar kağıt üzerinde, bunların 290'ınına ulaşmışlar. Sağcı, solcu, futbolcu diye ayrım yapmadan... Aslında bir kişiye düşen 8 örgütlülük üzerinden Norveç'i bile geçecek durumdayız ama gerçek böyle değil... Çoğu çanta dernek... Kimi kumar derneği, kimi camiye yardım, kimi de akıllara seza bambaşka mevzuları dünyanın merkezine koymuş, uzağına geçip hayallere dalıyor...

Gazi; katılımcı yanı kuvvetli sosyal projeleri gündemine alıyor... Engelliler, Kadınlar ve Gençler için kendi binaları olan özel koordinasyon ve etkinlik merkezleri yapılmış...

Kadın Dayanışma Demeği, KADER., Yonca Derneği gibi lokal ve ulusal çapta örgütlü dernekleri var ve çalışmalar ilerledikçe etkinleşebi-liyorlar; etkinlik yaptıkça da gelişmenin önü açık olacak diyorlar... Gazili katılımcılar, kentlerindeki arkeolojik buluntular için daha geniş çaplı bir kazı çalışması yapılmasını örgütlüyor-lar... Üniversiteler ve bakanlıkla temasa geçilmiş... Gençler için (katılımcılığı ve etkinlik kalitesini artırmak adına) bir festival düzenlemeyi düşünüyorlar... Biz de sinemacı dostum Kadir Albaş'la söz verdik. Panel, sergi, gösterim hepsi mümkün... Kaymaklı, Kızıltepe ve Gazi'de iş var... Seyrek de isterse, baş üstüne...

SEYREK YENİ BELEDİYE, HIZLI BÜYÜYOR
1992'de kurulan ilçenin kurucu belediye başkanı Nurgül Uçar, bugün de belediye başkanı. 9 yıldır görevini sürdürmeye çalışan eski bir gazeteci... Temel bir gerçekliğe o da vurgu yaptı: "Toplantı düzenlemek, toplantıya katılımcı bulmak ve konuşma yapmasını beklemek kolay değil. Özgüven eksikliği var... Kadında da var, erkekte de var... Konuşmuyorlar. Konuşamıyorlar... Bunu aşmak yönlü, özel etkinlikler düzenliyoruz."

Sivil toplum adına da kentin yerleşik eskileri; esnafı, çiftçisi ve birkaç aktif kadını var... Bir piknik yapmışlar, 4 bin kişi gelmiş. Sponsorları da beldenin üç kasabı... Herkese yöreye özgü sucuk ve ekmek dağıtmışlar. Sonrasında Kadın Meclisi oluşmuş... Çalışma ve etkinlik, kendini yaratmış. Sokağa çıkamayan kadınlar artık toplantılara geliyor. Her cuma; KADER'le tanışmalarından beridir, kadınlarla toplantı yapıyorlar... AnaEvi adlı bir girişim/dayanışma grubu oluşturmuşlar... Kentin küçük fırınları ve kasapları örgütlenmişler ve artık Bergama'daki marketlere sucuk ve köy ekmeği satar olmuşlar... Bir de beldenin yüz akı bir çalışma alanı var: KonutBirlik üzerinden 4 bin kişilik bir yapılaşmayı gerçekleştirmişler. VillaKent adlı yere bine yakın aile yerleşmiş. Gene kadınların öncülük ettiği (galiba kadın başkanın eli deyince güller açmış) bir başka atölye çalışması daha var: Düşünce Atölyeleri... Hafta iki gün toplanıyorlar... Eğitim Gönüllüleri 'yi e 100 aile ve çocuklarına yönelik özel bir geliştirme projesi uygulanıyor...

Seyrek, İstanbul'dan gidenler için yol üstünde bir yer... 7 km.lik bir sapaktan sonra... Nurgül başkanım hepinizi çaya bekliyor... Bir de STK'ların en baba temsilcisi Tahsin Macit var ki; her eve lazım... Ortaklaşma, özveri, öteki-leştirmeden karşısındaki kavrama çabası ve (tabii ki bir gece eğlendik) Japon halk dansları üzerine uzman Taso bey... Gidin ve görün...

GELELİM KAYMAKLI'YA, EV SAHİBİMİZE
Yazımızın tamamında 'yoksul ve yoksun' tanımını yakıştırdık kendilerine... İki tür talihsizlikleri var gerçekten: Biri, yılda 500 bin turist geliyor beldelerine... Kapadokya bölgesinin (beş bin kişiyi saklayacak) en büyük yer altı kentleri kendilerinde... Tarihi Belediyeler Birli-ği'nden proje ödülü almış olmalarına karşın; bir turizm geliştirme/dönüşüm planını devreye sokamıyorlar. Bütçeleri yetmiyor... Bakanlık da zırnık koklatmıyor... Hiç olmazsa gişeden pay bekliyorlar. Haklılar... Bir diğer sorunları ise bütün Türkiye'nin sorunu: Genetiğiyle oynanmış gıdalar meselesi, zehirli gübre ve tohum meselesi nedeniyle topraklarında iki yıldır hiçbir yumrulu bitkiyi ekemiyorlar. Uluslararası tekellerin tuzağına düşülmüş... Türkiye'nin (2.5 milyon ton gibi) yarı patatesini üretiyor olmaları karşın, bu iki yıldır yasaklı... Pancar da, domates de... Uluslararası tekellerin yakıcı tahribatının lafta olmadığının acı bir örneği... Ama gençler de, kadınlar da çok hevesliler... Belediye ve yarattıkları olanaklarla Kaymaklı için ne yapabileceklerse yapmak isteğindeler... Eskiden bir çöp kutusu koyduklarında yolun kıyı bir yerine; gelen geçenin tekmelemesine maruz kalırlarmış... Şimdi, anket yapıyorlar... Neyi, nereye ve niçin yapalım; nasıl yapalım? Sorunu ortaklaştırınca halk da sahip çıkıyormuş... Belediye Başkanı Abdullah Çekiç ve Genel Sekreter İbrahim Kayaalp'ı görünce bu bölgenin bugünden yarına ihya olmasını umuyor ve bekliyorsunuz. Azimliler, çalışkanlar ve işbirliği kurmak konusunda hiçbir önkoşulları yok... Gençler de öyle... Uluslararası ilişkilerle yol alınabileceği konusunda genel bir hemfikir sahipliği var ama gene de yol alınması konusunda epeyce tecrübe gerekiyor... Biz, buraya da sinema ve kimi festivaller konusunda söz vermiş olduk... Gençlerin kaliteli bir yaşamın izleri üzerinden yeni bir hayat kurabileceklerini düşünüyoruz...

KÜÇÜK BELDELERİN SORUNLARI
Büyük başın derdi büyük olur, derler... Küçük beldenin sorunları da küçük olmuyor... Çözümü konusunda yalnız kalırsanız, sizin sorunlarınız da büyük sorunlardan oluyor... STGM'nin son derece öğretici, yol gösterici ve ortaklaştırı-cı bir kültürün yayılması amacını taşıyan toplantıları ertesinde herkes özel bir görevle ayrıldı. Belediyeler mutlaka bir STK merkezi yapacak; kuruluşunu, işletimini ve çalışanının maaşını karşılayacak ama yönetimini bütünüyle STK gönüllülerine bırakacak. Bu oybirliğiyle ve alkışlarla karşılandı... Ayrıca bu durum bir de yazılı olarak teyit edilecek... Herkes imza atacak ve sözünü bilecek... İyi bir şey... "Erik Sözleşme"... Son bir haberle yazı dizimizi bitirelim: İzmir/Seyrek ve Nevşehir/Kaymaklı belediyeleri kardeş belediye oldular. Örneğin; Kaymaklı Belediyesi 30 kadar öğrenci çocuğu Beyoğlu Belediyesi'nin Kepez yaz kampına yollayacak ve karşılıklılık esasıyla bu uygulama yapılacak... Diğer belediyelerde Beyoğlu'ndan böylesi bir jesti (karşılıklı olmak üzere) bekliyorlar... Kültürlerin kaynaşması adına hoş bir durum daha... Umarım, bizim yaşadığımız sürecin bu yazıdan yansıyan izdüşümü herkes için olumlu bir düşünce sağlayacak... Herkese esenlikler...

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.